Davacının, tespit harici bırakılan yer yönünden zilyetlikle kazanma koşulları gerçekleştiğinden adına tapu tescilini talep ettiği, aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin kazanılmasının mümkün bulunmadığı, ancak, aktif dere yatağında ve etki alanında kalmayan bir yerin koşulları mevcut olduğu takdirde, kazanılmalarının olanaklı olduğu, ziraat mühendisi bilirkişinin raporundan taşınmazın tespit harici bırakıldığı tarihten dava tarihine kadar kesintisiz ve ekonomik amacına uygun olarak, 20 yıllık zilyetliğin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddi gerekirken takdiri delil niteliğindeki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına öncelik verilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu-
Davacının taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin fer'i zilyet olduğunun saptanması durumunda, davalı eşi H. adına zilyetliği sürdürdüğünün kabulünün gerekeceği, elbirliği mülkiyetinde mirasçılar arasında zamanaşımı işlemeyeceğinden, fer'i zilyedin davalı eşi adına sürdürdüğü zilyetliğin tüm mirasçılar adına sürdürdüğünün kabulünün gerekeceği, çünkü böyle bir halde davacının zilyetliğinin malik sıfatıyla zilyetlik olduğunun söylenemeyeceği-
Davacının kadastro çalışmaları sırasında yol olarak paftasında gösterilen taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istediği davada,böyle bir yerin tapuya tesciline karar verilebilmesi için Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre haritasında yol olarak gösterildiği tarihten itibaren 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edilmiş olmasının gerekeceği-
Kural olarak, kamu tüzel kişileri içerisinde sadece köy tüzel kişiliğinin kazanmayı sağlayan zilyetlikle taşınmaz edinmesinin mümkün olduğu; diğer kamu tüzel kişilerinin ancak özel kanunlarında zilyetlikten taşınmaz edinmeye ilişkin hüküm bulunması halinde zilyetlikle taşınmaz edinmeleri mümkün olabileceği-
Kazanmayı sağlayan zilyetlik ile taşınmazın edinme koşullarının davacı köy yararına gerçekleşmediği ve esasen bataklık ve göl niteliğinde bulunan bu tür yerlerin kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmelerinin mümkün bulunmadığı -
TMK.nun 713/2. maddesinde yazılı koşulların gerçekleşmesi halinde tapu kaydının hukuki değerini yitirme imkanının bulunmadığı-
Kural olarak, kadastro tespitinin yapılması ile kadastrodan önceki zilyetlik kesintiye uğrar ve böyle bir yerin kazanmayı sağlayan zilyetlikle yeniden edinilebilmesi için kadastro tespitinin yapıldığı tarihten itibaren aralıksız, çekişmesiz, malik sıfatıyla ve yirmi yıl süre ile kullanılmış olması gerekeceği-
Açılmamış sayılmasına karar verilen bir dava hiç açılmamış sayıldığından TMK.nun 713/1 fıkrasında yer alan kazanmayı sağlayan yirmi yıllık süreyi kesmediği; dolayısıyla taşınmaz üzerinde davacının aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinin devam ettiği-
Aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün bulunmadığı-
Davalıların miras bırakanının terekesi elbirliği mülkiyetine tabi bulunduğundan mirasçılardan birinin yaptığı temyizin hukuki sonuçlarından diğer mirasçıların da yararlanacağı-
