İİK. 265 maddesi gereğince öncelikli olarak ihtiyati haciz kararının ilgiliye tebliği, bu tebliğden sonra yokluğunda karar verilen kişinin itiraz etmesi üzerine mahkemece bu itiraz dilekçesinin davacıya tebliği ile mutlak surette duruşma günü verilmesi gerektiği, belirlenen duruşma gününde tarafların gelmesi halinde beyanları alınmalı bu beyanların alınmasından sonra ya da taraflar gelmese bile sonucuna göre itiraz konusunda karar verilmesi gerektiği- Eldeki dosyaya baktığımızda davacının talebi üzerine mahkemesince 19.02.2021 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulü kararı verilmiş olup, bu kararın davalıya tebliği üzerine davalı tarafından ilk derece mahkemesinin itiraz yoluna başvurulması gerektiği halde itiraz kanun yolu tüketilmeden doğrudan istinaf yolu ile dosyanın daireye gönderilmesinin hatalı olduğu-
İİK.'nin 257 vd. maddelerindeki genel ihtiyati haciz kurallarından farklı olarak İİK.'nin 281/2. maddesinde (tasarrufun iptali davalarında) davacıdan teminat alınmadan mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebileceği-
Somut olayda davacının ihtiyati haciz istemi İİK'nun 281/2 maddesine dayalı olup, davacının ihtiyati haciz konulması istemi yerel mahkemece "...İİK'nin 281/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz açılmış ve devam eden bir dava sırasında talep edilebilecek geçici hukuki koruma tedbiri olup dava açılmadan bu madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır. "gerekçesi ile reddedilmiş ise de; tasarrufun iptali davası öncesinde ihtiyati haciz istemini yasaklayan bir hüküm bulunmadığı-
Davacının ihtiyati haciz istemi İİK.'nun 281/2 maddesine dayalı olup, bu istem mahkemece "...İİK.'nin 281/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz açılmış ve devam eden bir dava sırasında talep edilebilecek geçici hukuki koruma tedbir olup dava açılmadan bu madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün bulunmamaktadır." gerekçesi ile reddedilmiş olsa da tasarrufun iptali davası öncesinde ihtiyati haciz istemini yasaklayan bir hükmün bulunmadığı-
İİK'in 281/2. maddesinde iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verilebileceği ancak davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğinin belirtilmiş olduğu- Bu durumda davanın tasarrufun iptali davası olduğuna, yaklaşık ispatın ortaya konulduğuna, İİK’nın 281/II fıkrası hükmüne göre hâkimin iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceğine, somut olayda da iptali istenen tasarruf için açılmış olan işbu tasarrufun iptali davasında, alacaklının davasının kabulü halinde alacağına kavuşmasını tehlikeye düşürmemeye yönelik olarak ihtiyati haciz kararı verildiğine ve sair usul ve esasa ilişkin itirazların da İİK'nın 265. maddesinde öngörülen itiraz nedenlerinden olmadığına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde görülmediği-
Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, davalı borçlunun aciz hâline, davalı borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olmasına, borcun doğum ve takip başlangıcı ile taşınmazın devir tarihleri itibarıyla yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmesine, bu tür geçici hukuki korumalara ilişkin kararların nitelikleri ve öngörülen amaç itibarıyla dosya üzerinden ve taraflarca sunulan tüm deliller sunulmaksızın verilmesinin kanunun amacına aykırı olmamasına, İİK'nın 281/2. maddesi gereğince teminatın lüzum ve miktarının takdirinin mahkemesine ait olmasına, ihtiyati haciz kararının dava dilekçesinde gösterilen ve harçlandırılan miktarla sınırlı olarak verilmesine göre; verilen kararda, dosya içeriği ile usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-
BK.nun 19 ve İİK'nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları, tasarruf konusu malların aynı ile ilgili olmayıp, alacaklıya alacağının temini imkanı sağlayan nispi nitelikteki bir dava türü olup, ihtiyati haczin İİK'nın 281/2 maddesinde ayrıca ve açıkça düzenlenmiş olduğu, bu gibi davalarda 'ihtiyati haciz kararı' verilebilmesi için, davanın tam olarak kanıtlanması gerekmediği; ileri sürülüş biçimine ve delil durumuna göre, yaklaşık ispat durumunda ihtiyati haciz kararı verilebileceği, İİK.nun 281/2 maddesi uyarınca davanın tazminata dönüşmesi nedeniyle davalı yönünden bu kişinin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmemesinin hatalı olacağı-
İİK'nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarının, tasarruf konusu malların aynı ile ilgili olmayıp, alacaklıya alacağının temin imkanı sağlayan nispi nitelikteki bir dava türü olup, ihtiyati haczin İİK'nın 281/2 maddesinde ayrıca ve açıkça düzenlenmiş olduğu; bu gibi davalarda, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davanın tam olarak kanıtlanması beklenmediği, ileri sürülüş biçimine ve delil durumuna göre, yaklaşık ispat durumunda ihtiyati haciz kararı verilebileceği konusunda tereddüt edilmemesi gerektiği-
Somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki davanın alacak istemine ilişkin oluşu, para alacaklarında koşulların oluşması halinde öncelikle ihtiyati hacze ilişkin geçici hukuki koruma tedbirinin uygulanmasının gerekmesi ve mahkemece verilen 'ihtiyati haciz' kararının yasal koşullar ve dosya kapsamına uygun bulunması sebepleriyle, davalı tarafın bu hususa ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, ancak ihtiyati haciz kararı ile davacı yönünden gerekli hukuki güvence sağlanmış olup, davacının 'ihtiyati tedbir talebi' soyut nitelikte olduğu gibi mahkemece bu talebi aşar mahiyette 'ihtiyati tedbir kararı' verilmesinin hatalı olduğu-
Dosyadaki deliller ve ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 19 ve İİK 277 ve devamı maddeleri kapsamında mahkemece yaklaşık ispat kuralına göre değerlendirme yapılarak İİK'nin 281/2. maddesi gereğince verilen ihtiyati haciz kararına karşı, davalı vekilinin itirazı üzerine açıklanan gerekçe ile 'ihtiyati hacze itirazın reddine' karar verilmesinde dosya kapsamı, usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-