Davalı  "aciz belgesi sunulmadığını, takip konusu ilam alacağının borçlu tarafından tehiri icra talepli temyiz edildiğinden kesinleşmediğini, tehiri icra kararı ile birlikte ilam alacağının takip dosyasına depo edildiğinden davanın konusuz kaldığını, taşınmaz üzerindeki ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini" ileri sürmüşse de,  İİK m.  281/2 gereğince iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği gerekçesiyle ihtiyati haczin kararı verilmesinin isabetli olduğu-
Tasarrufun iptali isteğine ilişkin davada borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle, bunların mirasçılarına ve suiniyet sahibi diğer üçüncü şahıslara karşı açılması gerekeceği (6183 s. K. mad. 25)-
Tasarrufun iptali davalarında, HMK'nin 5 ve devamı maddelerinde düzenlenen yetki kuralları geçerli olup, iptal davaları aynî hakka değil, kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan, davanın konusu taşınmaz olsa bile taşınmazlara ilişkin kesin yetki kurallarını düzenleyen HMK'nin 12. maddesi hükmü bu davalarda uygulanmayacağı-
Davanın, ticari bir dava olmadığı sebebiyle asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerekeceği-
Davanın elden çıkarılmış mallar yerine kaim olan kıymete taalluku halinde, teminat göstermeksizin ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği-
Borçlu davalı ile 3. kişi konumundaki diğer davalı  arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu; borçlu davalının ikametgahı mahkemesinde açılan davanın esasına girilmesi gerektiği-
Hükmü temyiz eden Hazine vekili dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve bu konuda yetkilendirildiği anlaşıldığından temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddi gerekeceği-
İptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebileceği-
Gerçek kişiler arasında yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olmadığı (HMK. mad. 17)- Kişisel hakka dayanan tasarrufun iptali davalarında HMK. mad. 5 vd.'nda düzenlenen yetki kurallarının geçerli olduğu-
İİK 277 vd maddelerinde belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin görevin, İİK 281. maddesine göre genel mahkemelere ait olduğu-