Mahkemece, tasarrufun iptali istemiyle açılan davaya bakma görevinin 5411 s. Bankacılık Yasanın 142. maddesi gereğince Asliye Ticaret Mahkemesinde olması nedeniyle dava dosyasının gönderilmesine karar verilmiş; davacı vekilinin temyiz istemi temyiz kabiliyeti bulunmayan "gönderme kararı" niteliğindeki hükümle ilgili davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş olup davalı şirket vekilinin dilekçeleri doğrultusunda dosya yeniden ele alınarak ek kararla davacı vekilinin Yargıtay ret kararının tebliğ tarihinden itibaren yasal süresi içinde davanın ilgili mahkemelere gönderilmesine ilişkin mahkemeye başvurmadığı, dilekçe vermediği, yasal sürenin geçmesinden sonra gönderme dilekçesi verdiği ve gerekli giderleri ise vermediği, davacı vekili gönderme dilekçesi fotokopisi sunmuş ise de, dilekçe aslının dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle "davanın HMK. mad. 20 gereğince açılmamış sayılması"na karar verilmiş olup verilen bu kararın isabetli olduğu-
Tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için diğer dava koşulları yanında geçerli bir takibin varlığı ve bu takibin kesinleşmiş olması gerekeceği- Davacı alacaklı tarafından ihtiyati haciz kararı alınarak takibe geçilmişse de, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmediği ve icra dairesine ihtiyati haciz kararından feragat edildiğinin bildirildiği anlaşıldığından, kesinleşmiş bir takip bulunmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddi gerektiği-
Katkı payından dolayı alacak davası açıldıktan hemen sonra davalı kocanın dava konusu taşınmazını arkadaşına bağışladığının anlaşıldığı ve davacı talebi de TMK’nin 194/1 maddesine dayandığından, muvazaa davasının aile mahkemelerinin görev alanına girdiği-
İptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olduğundan aile mahkemelerinin görev alanı içinde kalan bir dava türü olmadığı, davada incelenmesi gereken husus davalı borçlunun yaptığı tasarruflarının iptalinin gerekip gerekmediği olduğundan görevin genel mahkemelere ait olduğu-
Tasarrufun iptali talebine ilişkin davanın Yargıtay Büyük Genel Kurulu İş Bölümü kararına göre, niteliği bakımından Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin görevi içine girdiği-
Davanın yazılı usule göre yürütülecek olmasından dolayı genel hükümlere tabi ticari nitelikteki işletmenin devrine ilişkin ve tacir olan davalı taraflar arasındaki tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğundan ticaret mahkemesinde yürütülüp sonuçlandırılması gerektiği-
İhtiyati haciz niteliğinde olan tedbir kararı verilmesi durumunda davacıdan tam bir ispat beklenmesinin kanunun amacına ters düşeceği, ayrıca ihtiyati haciz için teminat alınıp alınmamasının ve miktarı hususunun mahkemenin takdirinde olacağı-
Davalının kardeşine yapılan tasarrufun bağışlama hükmünde olduğu ve alacaklılardan mal kaçırma nedeniyle yapıldığından iptale tabi olduğu yönündeki karar isabetli ise de, diğer davalılarla ilgili taşınmazı üçüncü kişiden satın alan kişinin borçlu ya da kardeşi ile arasında kirvelikten dolayı tanıdıklık olup olmadığı üzerinde durulmaması, son malike satış yapıldıktan sonra dahi taşınmazda uzun süredir borçlunun oturmaya devam ettiği hususunun gözetilmemesi ve son malikin taşınmazı alabilecek ekonomik güce sahip olmadığı yönündeki tanık beyanları ile birlikte değerlendirme yapılarak tasarrufların iptale tabi olup olmadıkları üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilemeyeceği-
Tasarrufa konu taşınmazın üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde tedbir konulduğu, tedbirin yeniden incelenip kaldırılması isteminde bulunan davalının bu isteminin temyiz mahiyetinde olmadığı, usulüne uygun bir temyiz isteminden söz edilemeyeceği-
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvuru imkanının bulunmadığı (HMK. ma. 362)- Boşanma davası ve katkı payından dolayı alacak davasının devam ederken davalının üzerine kayıtlı taşınmazları kardeşi ve annesine satmasına yönelik tasarrufların iptali için açılan davanın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği-
