Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay’ca da karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine karar verileceği- Basit yargılama usulüne tabi tasarrufun iptali davalarında HUMK. mad. 176/1-11 uyarınca adli ara vermenin söz konusu olmadığı-
Borçlunun yaptığı tasarrufun, mal kaçırmak amacı taşıdığı iddiası kanıtlanamadığından iptal davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
Tasarrufun iptaline karar verilmesi halinde iptale hangi icra takip dosyası yönünden karar verildiğinin hüküm yerinde gösterilmesi gerekeceği ve bu tür davalarda vekalet ücreti ve karar harcının dava konusu mal veya hakkın tasarruf tarihindeki gerçek değeri ile davacının alacak miktarından hangisi daha az ise o değer üzerinden hesaplanması gerekeceği-
6111 sayılı Kanun gereğince yapılan yapılandırmanın, davacı tarafça açılmış 6183 s. K. uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarını durdurmayacağı; yapılandırma sözleşmesi ihlal edilmediği sürece ancak İdare’nin takdiri ile icra işlemlerinin ertelenebileceği-
Tasarrufun iptali davasında üçüncü kişinin de tasarrufa konu malları elden çıkarması halinde, uygun görülecek bir teminat karşılığında davacı tarafından istenilen ihtiyati haciz kararının verilmesi gerektiği-
Borçlunun yaptığı tasarrufun, mal kaçırmak amacı taşıdığı iddiası kanıtlanamadığından iptal davasının reddine karar verilmesi gerektiği-
Borçlu ve onunla hukuku muamelede bulunan 3.kişi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan her ikisinin de "davalı olarak" tasarrufun iptali davasında gösterilmesi gerekeceği- Davalı borçlu adına kaza tarihi itibarıyla kayıtlı taşınmaz bulunup bulunmadığı, taşınmazların devredilip devredilmediği, kazadan sonra devredilen taşınmaz var ise bu taşınmazların devir tarihleri ve devredilen kişileri de gösterir şekilde kayıtların istenmesi, kayıtlar geldikten sonra borçlunun devir yaptığı kişilerin davaya dahil edilerek dava dilekçesinin tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması gerekeceği-
6183 s. K. mad. 24 vd. gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin davanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerekeceği-
Davacı vekili dava dışı kişi ile müvekkili arasında imzalanan bir protokol bulunduğunu ve bu protokole sonradan ulaştıklarını belirterek yargılamanın yenilenmesini talep etmişse de sunulan belgenin, tasarrufun iptali davasının görülmesi sırasında ileri sürülme imkanı olduğundan talebin reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu-
Davalılar arasındaki muvazaalı senet ve bu senede dayalı olarak yapılan takibin iptaline karar verilmesi talep edilmişse de dava konusu senedin muvazaalı verildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı, davacı vekili tarafından dava ile ilgili olarak davalılara karşı yemin etme hakkının kullanılamayacağı imzalı beyanı ile belirtildiğinden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu-
