Depo emrinin tebliğ edildiği iflas davasına ilişkin duruşmada, davalı şirket temsilcisi 'şirketin ödeme sıkıntısı içinde olduğunu, 1 aylık süre verildiği takdirde sulh olabileceklerini' savunmuş, mahkemece, 'davalı hakkındaki iflas takibinin kesinleştiği, depo emrine rağmen borcun ödenmediği' gerekçesiyle 'İİK. mad. 158 uyarınca davanın kabulüne, davalı şirketin iflasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı-
İflas istemine ilişkin davada, davacı, delilleri arasında davalı defterlerine de dayanmış, mahkemece ara kararında davalı defterlerinin istenilmesi için meşruhatlı davetiye gönderilmesine, defterlerin ibraz edilmemesinin sonuçlarının hatırlatılmasına karar verilmiş ise de, anılan ara kararının yerine getirilmediği, depo kararının tebliği için çıkarılan tebligatın, davalının adresten ayrılması nedeniyle 7201 s. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmış olduğundan, davalının ticaret sicilindeki tebligata yarar en son adresi araştırılarak, bu adrese usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek ibrazı halinde davalı defterlerinin de bilirkişi aracığıyla usulüne uygun şekilde incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Alacağı temlik alan alacaklının, borçlu hakkında iflas istemiyle açılmış olan dolayı, onun yerine geçerek devam ettireceği-
Taraflar arasındaki iflas davası-
Taraflar arasındaki iflas davası-
Taraflar arasındaki iflas davası-
İİK. mad. 160 gereğince, iflas isteyen alacaklının ilk alacaklılar toplantısına kadar olan masraflardan sorumlu olduğu, mahkemece, bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesinin isteneceği-
Depo kararı gereğini yerine getirmeyen davalının iflasına karar verilmesinde bir isabetsiz bulunmadığı-
Borçlunun depo kararı gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle iflasına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı-
Depo kararındaki süre içinde veya süreden sonra nihai (son) karardan önce, takip konusu borcun davacıya ödenmiş olması halinde, mahkemece ‘konusu kalmayan davanın reddine’ karar verilmesi gerekeceği-
