Davalı kooperatife toplam 43.065,53 TL alacağı ödemesi için depo emri çıkartılmış, davalı yan verilen sürede ve sonrasında anılan borcu ödemediği, davalının iflas yolu ile yapılan takipte belirlenen borcu ödememesi karşısında iflasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı-
Depo emrinde ‘takip konusu borç ve fer'ilerinin ne olduğu’nun açıkça gösterilmesi, depo emrinin verildiği güne kadar alacağın esas ve eklentileri hesaplatılıp, davalı şirketlere İİK. mad. 158. uyarınca, borç ve fer'ilerini açıkça gösteren ve borcun 7 gün içinde mahkeme veznesine depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği uyarısını içeren depo emrinin, Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi gerektiği-
İflas davası- 5411 s. Bankalar Kanunu mad. 132/10 hükmü uyarınca, davacı Fonun, Bankanın hakim hissedarı ve bağlantılı gerçek ve tüzel kişiler ile alacakların tahsili ve tasfiyesi hususunda bir protokol imzaladığı, anılan yasal düzenleme ve protokol hükümlerine dayalı olarak ihtiyati tedbir kararları devam etmek kaydıyla, davanın durdurulmasını talep ettiği, 5411 sayılı Yasa gereğince durdurma isteminin yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın dudurulmasına ve davalılar hakkında ihtiyati tedbir kararlarının devamına karar verilmesinin isabetli olduğu-
Kambiyo senetlerine mahsus iflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi üzerine, davalı vekiline duruşmada depo emri tebliğ edilmiş ise de, takip konusu borç ve fer'ilerinin ne olduğu açıkça gösterilmediği, toplam borç miktarının belirtilmesi ile yetinilerek, depo emrinin yerine getirilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatına depo emrinde yer verilmediği görüldüğünden, mahkemece, İİK. mad. 173/3 ve 158'e uygun olarak, borç ve fer'ilerini açıkça gösteren ve borcun 7 gün içinde mahkeme veznesine depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği uyarısını içeren depo emrinin borçluya veya iflas davasında kendisini temsil etmiş olan vekiline dava vicahda devam ediyorsa duruşmada, aksi takdirde Tebligat Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Usulünce ilanlar yapılmadan, davalı şirketin iflasına karar verilmesinin hatalı olduğu- İflas isteyen alacaklı ilk alacaklılar toplanmasına kadar olan masraflardan sorumlu olup, mahkemece bu masraflar ile iflas kararının kanun yolları için gerekli bütün tebliğ masraflarının peşin verilmesinin istenmesi gerektiği- Davacıya iflas avansı yatırtılmadan iflas kararı verilemeyeceği-
İflas talebinin ilanına ilişkin metin içeriğinde "duruşma gün ve saatine yer verilmeden" yargılamanın sürdürülmesi ve hüküm kurulması halinde, müdahillerin adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenme hakkı kısıtlanmış olacağı-
İtirazın kaldırılması ve iflas davalarının öncelikle davacının alacaklı, davalının ise borçlu olduğuna ilişkin bir maddi hukuk yargılamasını, sonrasında şartların mevcudiyeti halinde borçlu-davalının iflasına karar verilmesini gerektiren davalardan olduğu- İflas kararını ancak davalının muamele merkezi mahkemesinin verebileceği (İİK.m.154)- Bu kuralın, iflas kararı verilmesi konusundaki devlet egemenliği ilkesi açısından hüküm ifade ettiği-
Dava, davalı şirketin iflası istemine ilişkin olup yargılama devam ederken 09.10.2014 tarihinde davalı şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği anlaşıldığından, öncelikle davacı tarafa ihya davası açarak davalı şirketin ticaret siciline tescilinin sağlanması için yetki ve süre verilmesi gerekeceği-
Davalı şirket temsilcisinin temyiz dilekçesi ekinde sunduğu fotokopi belgelerden dava tarihi itibariyle davalı şirket muamele merkezinin “İstanbul” olduğu anlaşılmış ise de buna ilişkin sunulan belgelerin onaysız fotokopiler olduğu ve yargılama sırasında da mahkemece değerlendirilme imkanı bulunmadığı anlaşıldığından, mahkemece ilgili belgelerin asıl ya da onaylı örneklerinin ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilerek ve kesin yetki hususu da göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İflas yoluyla adi takipte iflas ödeme emri bizzat davalı şirkete tebliğe çıkarılmış ancak tebliğ işlemi gerçekleştirilemediğinden iade edilmiş, borçlu vekili tarafından verilen mal beyanı dilekçesinde iflas ödeme emrini tebellüğ ettiklerini bildirmiş ise de, iflas ödeme emrinin borçlu asile tebliğ edilmemesi sebebiyle davalı borçlu hakkında kesinleşmiş iflas yoluyla takip bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
