Depo kararında “karar gereğinin yerine getirilmesi halinde, davalının izleyen ilk oturumda iflasına karar verileceği”nin borçluya (vekiline) ihtar edilmesi gerekeceği-
Davalı (borçlu) tarafından, tebliğ edilen “depo kararı”nda belirtilen borç miktarının yatırılmaması (depo edilmesi) halinde, mahkemece “davalının (borçlunun) iflasına” karar verilmesi gerekeceği-
Davalı borçlu hakkında yapılmış olan iflas yolu ile takibin kesinleşmiş olması ve borçlunun kendisine tebliğ edilen depo emrine rağmen, verilen süre içinde borcunu ödememesi halinde mahkemece verilen iflas kararının isabetli olduğu-
Şirketin iflâsının bir vekil (avukat) tarafından talep edilebilmesi için vekilin vekaletnamesinde iflâs talebi konusunda özel yetkinin bulunması ve vekaletnameyi verenlerin, vekaletnamenin tanzimi tarihinde şirketi temsil ve idare yetkisine sahip olmaları gerektiği-
İflas ödeme emrine itiraz eden borçlunun, iflas davası sırasında tüm savunma sebeplerini ileri sürme imkanı bulunmadığından bu konuda ayrıca bir menfi tesbit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, ayrıca farklı yargılama usullerine tabi olan iflas davası ile menfi tesbit davasının birleştirilerek görülemeyeceği-
İflas talebine süresi içinde müdahale veya itiraz etmemiş olan kişilerin, verilen kararı temyiz haklarının bulunmadığı-
İflas davasının kabulü/reddi halinde, mahkemece ayrıca %20 tazminata hükmedilemeyeceği-
“İflas talebinin ilanı üzerine, bu ilandan itibaren 15 gün içinde diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek iflası gerektiren bir hal bulunmadığını” ileri sürerek iflas talebinin reddinin isteyebilecekleri, öngörülen sürede müdahale veya itiraz etmemiş olan kişilerin verilen karar temyiz edemeyecekleri-
İflas davasından sonra açılan menfi tesbit davasının beklenmesine gerek bulunmadığı-
