Alacaklının Yargıtay denetiminden geçip varlığı kesinleşen alacağını, takip talepnamesinde dayandığı BK’nun 83. maddesindeki seçimlik hakkına uygun biçimde, tahsil tarihindeki kur değeri üzerinden talep edebileceği—
İflas kararının yargılamanın iadesi (yenilenmesi) yoluyla kaldırılması (iptal edilmesi) istenebilir mi?—
İflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmiş olması halinde, iflas talebi İİK’nun 166. maddesinde öngörülen usulle ilan edilmeden iflas davasının görülüp iflasa karar verilemeyeceği—
Depo emrinde ödenecek meblağın Türk Lirası olarak gösterilmesi gerekeceği (Yabancı para üzerinde depo emri çıkarılamayacağı)- «...Euro’nun Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığını teşkil eden borç ile takip giderlerinin takip dosyasına yatırılması...» şeklinde depo kararı verilemeyeceği (Depo emrinde, yatırılması istenen meblağın Türk Lirası tutarının açıkça belirtilmesi gerekeceği) - Yatırılması gereken takip masraflarının miktarının da açıkça belirtilmeden depo kararı verilemeyeceği-
Davalı şirketin konkordato mühlet talebinde bulunurken davacının alacağı olarak bildirdiği meblağın bilirkişi tarafından depo emrine esas alacak olarak kabul edilmesinde ve mahkemece bu meblağ esas alınarak depo emri çıkarılmasında isabetsizlik bulunmadığı—
Hükümde, iflasın açıldığı gün ve saatin belirtilmesi gerekeceği—
Hukukumuzda iflâs yoluyla takibin kural olarak tacirlere hasredilmiş olduğu, borçlunun iflâsa tabi olup olmadığı hususunun, bu yönden bir itiraz olmasa dahi mahkemece doğrudan doğruya araştırılacağı–
İflasa karar verilen ülke ile Türkiye arasında anlaşma bulunmaması halinde, yabancı ülkede bulunan iflas idaresinin Türkiye’de faaliyette bulunamayacağı, bu nedenle iflas kayyumunun yetkilerinin tanınmasına karar verilemeyeceği, buna karşın iflasa karar verilen ülke ile Türkiye arasında anlaşma bulunması veya MÖHUK’nun 34-41. maddelerindeki koşulların bulunması halinde Türkiye’de etki tanınmasının istenebileceği—
Bir borçlu hakkında ancak bir kez iflas kararı verilebileceğinden, «davalı hakkında başka (veya ayni) mahkemede iflas kararı verildiği»nin bildirilmesi halinde, bu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılarak, eğer kesinleşmemiş ise, bu kararın kesinleşmesinin «bekletici mesele» yapılması eğer kesinleşmiş ise, açılan (görülmekte olan) davanın «konusu kalmadığından reddine» -ya da «konusu kalmadığından, karar verilmesine mahal olmadığına» şeklinde- karar verilmesi gerekeceği—