Davalı İhlas Finans A.Ş. aleyhine iflas yoluyla takip yapılmasını engelleyen yasal bir düzenleme bulunmadığı—
İflas takibinin itirazsız kesinleşmesinden sonra yapılan ilan üzerine diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek «iflas davasının muvazaalı olduğunu», «davalının iflasını gerektiren bir durum bulunmadığını» belirtmeleri halinde mahkemece bu hususun -tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak- araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği—
İflas davasına esas teşkil eden icra takibinde çek tazminatına faiz talep edilmemiş olması halinde, bu alacağa faiz de eklenerek depo emri oluşturulamayacağı—
İflas davasının kabulü veya reddi halinde, ayrıca lehine karar verilen taraf yararına -İİK. 156 vd.nda ayrıca öngörülmemiş olduğu için- % 40 tazminata hükmedilemeyeceği—
Taraflar arasında faiz oranı konusunda sözleşme bulunmaması halinde, 3095 sayılı Kanunun 4a maddesi uyarınca saptanacak faiz oranına göre faiz alacağının belirlenmesi gerekeceği—
İflas davalarında harç ve vekalet ücretinin maktu olduğu—
Sermaye şirketlerinin ortakları ve yöneticilerinin sadece bu sıfatları nedeniyle iflasa tabi tutulamayacakları—
İflas yoluyla yapılmış olan takibin, daha sonra haciz yoluna çevrilmiş olması halinde, iflas davası konusuz kalmış olacağından, mahkemece «davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına» şeklinde karar verilmesi gerekeceği—