Cezai şartın ödenmesi için yapılan iflas yoluyla takibe borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasında, mahkemece tacir olan borçlu tarafından BK. 104/II (şimdi; TBK. mad. 121/2), 161/III (şimdi; TBK. mad. 161/3) ve 409. (şimdi; TBK. mad. 525) maddelerde yazılı hallerde, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şartta indirim yapılamazsa da, borçlunun ekonomik özgürlüğünü ve mevcudiyetini ortadan kaldıracak derecede yüksek olan cezai şartın indirilebileceği gözönünde bulundurularak, iflas isteminin değerlendirilmesi gerekeceği—
İflâs talebinin itirazsız kesinleşmesinden sonra açılan iflâs davasında, iflâs talebinin İİK’nun 166. maddesinde öngörüldüğü şekilde ilân edilmesi gerekeceği—
«İtirazın kaldırılması» ve «iflâs davası»nın tek bir dava olup, ticaret mahkemesinde karara bağlanacağı (Ticaret mahkemesince «işçi-işveren arasındaki ilişkiden doğan itirazın kaldırılması davasının iş mahkemesinde görülmesi gerekeceği»nden bahisle açılmış olan iflas davası hakkında «görevsizlik kararı» verilemeyeceği)
Takip borçlusunun muamele merkezinin Küçükçekmece İlçesinde olması halinde, iflas yoluyla takibin Küçükçekmece İcra Dairesinde başlatılması gerekeceği (İstanbul İcra Dairesinde başlatılan takibe yetki yönünden itiraz edilmesi ve bu dairenin yetkisiz olduğunun anlaşılması halinde, İstanbul Ticaret Mahkemesince iflas davası kabul edilip iflas kararı verilemeyeceği)—
Davalılar vekilinin hüküm verilinceye kadar vekaletnamesinin ibraz etmemiş olması halinde verilen kararın davalı şirkete tebliği gerekeceği—
İflâs yolu ile takibe borçlu tarafından itiraz edilmiş olması halinde, iflas talebinin mahkemece ilân edilmesine gerek bulunmadığı—
Borçlunun hakkında yapılan haciz yoluyla takibe itiraz ederek takibi durdurması üzerine alacaklının İİK. 43 uyarınca bu takibi -bir defaya mahsus olmak üzere- harç ödemeden iflas yoluyla takibe çevirebileceği—
Davalı borçlunun iflas yoluyla takibe itiraz etmiş olması halinde mahkemece borçlunun itiraz ve def’ilerinin yerinde olup olmadığının tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak araştırılması gerekeceği—
İflasa tabi kişiler aleyhindeki haciz veya iflas yoluyla başlanan takibi, alacaklının bir defaya mahsus olmak üzere, harç ödemeksizin değiştirebileceği-
Yabancı mahkemelerce verilmiş iflas kararlarının «iflasın ülkeselliği (mahalliliği)» ilkesi gereğince, Türkiye’de geçerli ve infaz edilebilir olması için bu kararlarla ilgili Türk mahkemelerinden verilmiş bir tenfiz kararı olması gerekeceği—