Tebliğ edilen depo emrine rağmen yedi gün içinde ödeme yapılmamasının, daha sonra vekillerinin mazeret bildirmesi ve istifa etmiş olmasının iflas kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği—
İflâs yolu ile takibe borçlu tarafından itiraz edilmiş olması halinde, iflas talebinin mahkemece ilân edilmesine gerek bulunmadığı—
Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibinden vazgeçilerek haciz veya iflas yollarından birine dayanılarak -İİK. 43’e göre- takip yapılamayacağından alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibi iflas yoluna çevirerek iflas davası açamayacağı—
Mahkemece açılmış olan iflas davasının «yetki yönünden reddine» karar verilmiş olması halinde bu kararın kesinleşmesinden sonra 10 gün içinde davacının karşı tarafa yetkili mahkemeden tebligat yaptırması gerekeceği—
Depo emrinde ödenecek meblağın Türk Lirası olarak gösterilmesi gerekeceği (Yabancı para üzerinde depo emri çıkarılamayacağı)- «...Euro’nun Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığını teşkil eden borç ile takip giderlerinin takip dosyasına yatırılması...» şeklinde depo kararı verilemeyeceği (Depo emrinde, yatırılması istenen meblağın Türk Lirası tutarının açıkça belirtilmesi gerekeceği) - Yatırılması gereken takip masraflarının miktarının da açıkça belirtilmeden depo kararı verilemeyeceği-
İflas takibinin itirazsız kesinleşmesinden sonra yapılan ilan üzerine diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek «iflas davasının muvazaalı olduğunu», «davalının iflasını gerektiren bir durum bulunmadığını» belirtmeleri halinde mahkemece bu hususun -tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak- araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği—
Kredi sözleşmesini kefil olarak imzalamış olmanın, tacir sayılmak için yeterli sayılmayacağı—
«Taraflar arasında ticari ilişki kurulmadığını» ileri süren davalının beyanının aksinin teleks ve mesajların içeriğinden anlaşılması halinde mahkemece taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu kabul edilerek, depo emrine uymayan davalının iflasına karar verilebileceği—
İflâs talebinin itirazsız kesinleşmesinden sonra açılan iflâs davasında, iflâs talebinin İİK’nun 166. maddesinde öngörüldüğü şekilde ilân edilmesi gerekeceği—
