İflas talebine süresi içinde müdahale veya itiraz etmemiş olan kişilerin, verilen kararı temyiz haklarının bulunmadığı-
İflâs davası sonucunda verilen "davanın açılmamış sayılmasına" ilişkin kararla birlikte, vekille temsil edilen davalı yararına maktu vekalet ücretine de hükmedilmesi gerekeceği–
Davalılara iflas ödeme emri tebliğ edilmeden ve iflas takibi kesinleşmeden iflas davası açılamayacağı-
Türkiye ile Fransa arasında «karşılıklılık» bulunduğundan depo kararına (emrine) uymayan borçlu-davalı hakkında iflas kararı verilebileceği—
İflas davalarında harç ve vekalet ücretinin maktu olduğu—
Hukukumuzda iflâs yoluyla takibin kural olarak tacirlere hasredilmiş olduğu, borçlunun iflâsa tabi olup olmadığı hususunun, bu yönden bir itiraz olmasa dahi mahkemece doğrudan doğruya araştırılacağı–
Cevap dilekçesinde «takip konusu borcu ödediğini» savunan ancak yargılama sırasında bunu isbat edemeyen davalı-borçlunun iflasına karar verilmesi gerekeceği—
«Depo emri»nin tebliğinden sonra, istekleri üzerine taraflara anlaşmaları için mehil verilmesi halinde, mahkemece vekilin bitiminden sonra yeniden «depo emri» verilmeden önceki «depo emri» üzerine iflâs kararı verilemeyeceği—
İflas takibinin itirazsız kesinleşmesinden sonra yapılan ilan üzerine diğer alacaklıların davaya müdahale veya itiraz ederek «iflas davasının muvazaalı olduğunu», «davalının iflasını gerektiren bir durum bulunmadığını» belirtmeleri halinde mahkemece bu hususun -tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak- araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekeceği—