Önalım hakkı, davacının dava sonuna kadar pay sahibi olması halinde devam edeceğinden, davacının payını devretmiş olması nedeni ile önalım hakkı sona ermiş olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
Önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkin davada; dava konusu temliki işlemlerin arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereği yapıldığı, bu durumda yapılan pay devirleri gerçek bir satış niteliğinde bulunmadığından, davacının önalım hakkını kullanmasının mümkün olmadığı-
Kanunu önalım hakkından söz edebilmek için paylı mülkiyet hükümlerine tabi bir taşınmazdaki payın üçüncü kişiye satılmasının gerektiği- Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereği gerçekleştirilen pay devirlerinde önalım hakkının varlığından söz edilemeyeceği-
Dava, sınırdaş arazi maliki tarafından açılan önalım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkin olup, dava konusu tarım arazisinin resmi satış sözleşmesiyle davalı tarafından satın alındığı ve bu satış işlemiyle doğan önalım hakkının açılan bu dava ile davacı tarafından kullanıldığı olayda, önalım hakkı dava açılarak kullanıldıktan sonra 5403 s. K. m. 8/İ-2 ve bu hükümle komşu tarımsal arazi malikine tanınan önalım hakkının kaldırılmasının geçmişe etkili olamayacağı-
Dava konusu taşınmazın ilgili vergi dairesince de kabul edildiği üzere satış akdindeki miktarın ilk olarak beyan edilen (miktarın) değil düzeltme sonucu beyan edilen miktarın kabulü ile mahkemece bu miktar depo edilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği-
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz, paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa; satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, kötüniyet iddiasının davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi; mahkemece kendiliğinden de nazara alınması gerekip, bu gibi halde; savunmanın genişletilmesinin söz konusu olmadığı, eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerektiği-
Tarım arazilerinde fiili taksim olgusu, önalım hakkına engel teşkil eder mi? Dava dilekçesinde dava değeri olarak gösterilen ve harcı yatırılan değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği-
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerektiği- Muvafakatın duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabileceği; ancak bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verileceği- Somut olayda; dava konusu taşınmazdaki davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu olduğu için davacının tereke adına dava açtığı gözetilerek davada iştirakin sağlanması gerektiği-
Önalıma konu resmi satış senedi içeriğinde satış bedeli 60.000 TL olarak kararlaştırılmış ise de; davanın açıldığı tarihten önce alıcı taraf ilgili kuruma başvurarak tapuda belirttiği satış bedelini 250.000,00TL olarak tashih edip buna ilişkin eksik harcı tamamladığı -dosyada bulunan 05.05.2015 tarihli tahakkuk fişinden- anlaşılmakla mahkemece resmi satış senedindeki bedel olarak, tapu harcına yönelik düzeltilen miktarın depo edilmesi için davacı tarafa uygun süre verilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
Önalım davasından önce birden fazla satış gerçekleşmişse, önalım davasının en son satın alana karşı açılması gerekeceği, dava, önalıma konu paya ilişkin "tapu kaydının iptalini" de amaçladığından, kayıt sahibi aleyhine açılması zorunluluğunun bulunduğu- Paydaşlar taşınmazı aralarından fiilen taksim ettiğinden, zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacı/paydaşın tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanmasının dürüst davranma kuralı ile bağdaşmadığı, eylemli paylaşmanın varlığı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği-
