İhale tarihinden önce davacı borçlu tarafından ihalesi yapılan taşınmaza ilişkin meskeniyet şikayetinin yasal 7 günlük süre aşımından reddine ilişkin olduğundan, şikayetçi borçlu tarafından yapılan istinaf başvurusunun satış işlemlerini durdurmayacağının açık olduğu-
Şikayetçi yargılamanın başından beri kendisini birden fazla vekille temsil ettirdiği sunulan vekaletnameden anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin kararının, vekaletnamede ismi geçen diğer vekillerden birine tebliğ edilmesi gerekeceği-
Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 09.06.2016 tarihinde yapıldığı, ihalenin ise 18.10.2018 tarihinde yapıldığı, bu hususunda (birleşen) dava dilekçesinde ileri sürüldüğü, ihale tarihi itibari ile İİK'nun 128/a-2. maddesinde öngörülen iki yıllık sürenin geçtiği anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesince, kıymet takdirinin fiilen yapıldığı tarihten ihale gününe kadar 2 yıllık sürenin geçmiş olması nedeni ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle, şikayetin reddine ilişkin kararın isabetsiz olduğu-
Kabulün; davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olduğu- Kabulün ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğuracağı- İhalenin feshi istemine ilişkin davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir dava (şikâyet) olmadığı; bu nedenle ihalenin feshi isteminde davayı (şikâyeti) kabulün mümkün olduğu ve kabulün hukuki sonuç doğurması için borçlular tarafından yapılan şikâyette hem alacaklı hem de ihale alıcısının davayı (şikâyeti) kabul etmesi gerektiği-
Mahkemece, 19.12.2023 tarihli celsede şikâyetçiye belirtilen teminatı ve harcı yatırması için 492 sayılı Harçlar Kanunun 30. maddesine uygun şekilde ara karar ile süre verildiği fakat verilen kesin sürede harç ve teminatın yatırılmadığı-
7343 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 33. maddesi ile İİK’na eklenen geçici 18. maddenin son fıkrası gereğince uygulanması gereken aynı Kanunla değişik İİK’nın 134. maddesinin 5. fıkrasının 3. bendi uyarınca; icra mahkemesi işin esasına girerek talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum edileceği-
Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceği-
Somut olayda; icra müdürlüğü tarafından 04.04.2022 tarihinde yapılan kıymet takdirinde ihale konusu taşınmazın değerinin 550.000TL olarak tespit edildiği, borçlunun kıymet takdirine itiraz ettiği, mahkemece alınan raporda taşınmazın değerleme tarihi olan 04.04.2022 tarihi itibari ile değerinin 562.000TL olarak belirtildiği, İcra Hukuk Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı kararı ile taşınmazın değerinin 562.000TL olarak belirlendiği, taşınmazın bu bedel üzerinden satışa çıktığı ve 02.08.2023 tarihli ihalede 1.300.000,00 TL'ye ihale edildiği, şikayetçi borçlunun ihalenin feshi isteminde, kıymet takdirine itiraz üzerine alınan raporda taşınmazın değerinin düşük tespit edildiğine ilişkin ileri sürülen şikayet nedenleri değerlendirilerek mahkemece alınan raporda ise taşınmazın değerinin icra müdürlüğü keşif tarihi olan 04.04.2022 tarihi itibariyle 575.000TL olarak belirlendiği görüldüğünden, mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde bu durumun borçlu ve alacaklı aleyhine sonuç yaratacağı tabii olup, başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
İhalenin feshi talebinin reddi hâlinde hükmedilecek para cezasının, 7343 sayılı Kanun ile İcra ve İflas Kanunu’nun 134. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca maktu bir oran olmaktan çıkarılarak "yüzde onuna kadar" şeklinde esnetildiği, bu doğrultuda mahkemenin cezayı takdir ederken davacının ihale sürecini uzatma amacı güdüp gütmediğini ve fesih iddialarının ağırlığını ölçülülük ilkesi çerçevesinde değerlendirmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, borçlunun fesih talebinin süreci uzatmaya matuf bir kötü niyet içermediği ve mülkiyet hakkına yönelik bir savunma niteliği taşıdığı durumlarda %10 oranındaki tavan cezanın %5 oranına indirilerek hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun şekilde belirlenmesi gerektiği-
Mahkemece, celsede şikâyetçiye belirtilen teminatı ve harcı yatırması için 492 sayılı Harçlar Kanunun 30. maddesine uygun şekilde süre verildiği, fakat verilen kesin sürede harç yatırılmasına rağmen teminatın yatırılmadığı, dolayısı ile mahkemece, HMK'nın 114/2. maddesi ile 115. maddesi gereği, dava açılırken yatırılmayan teminatın tamamlatılmasına ilişkin usule göre karar verilmesi gerektiği-
