Borçlunun adrese dayalı kayıt sisteminde kayıtlı adresinin bulunmaması halinde ipotek akit tablosunda yazılı adresine daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamış olsa bile Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılabileceği; söz konusu maddeye göre, tebligat yapılabilmesinin " muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunmaması " şartına bağlanmış olduğu-
Yasanın para cezasına ilişkin İİK m.134/IV-3 hükmünün emredici nitelikte olup, kamu düzenine ilişkin bulunduğundan re’sen uygulanması gerekeceği- Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2004 tarih ve 2004/1-433 Esas sayılı kararında da benimsendiği üzere; kamu düzenine aykırılıkta aleyhe bozma ilkesinin nazara alınamayacağı-
4721 sayılı TMK'nın 873/3. maddesine göre "Aynı alacak için birden fazla gayrimenkul üzerinde rehin tesis edilmiş ise alacaklı bunların aynı zamanda satılmasını talep etmeye mecburdur. Bununla beraber icra memuru ancak gerektiği kadarını satar." hükmüne yer verilmiş olduğundan, toplu rehin durumunda, ipotek alacaklısı alacağı gününde ödenmemişse açıklanan yasa hükmü gereği üzerinde toplu (birlikte) rehin kurulmuş olan tüm taşınmazların satışını aynı anda talep etmek zorunda olduğu, bu zorunluluğun alacaklının istediği taşınmazı sattırarak keyfi davranmasını önlemeye yönelik olduğu-
Mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nın 128/a-2 maddesinde düzenlenen iki yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, bu yöntem şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyeceği-
Borçlu şirkete yapılan satış ilan tebliği usulsüz olup bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebi olmakla, mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
İhale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığı-
İlk derece mahkemesince yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedelinin %10'u oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
Mahkeme, para cezasına hükmedecekse oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemesi gerekeceği- Para cezasının oranının, hem istinaf aşamasında, hem de temyiz aşamasında re' sen değerlendirileceği- Somut uyuşmazlıkta, şikayetçi/borçlu aleyhine ihale bedelinin % 1'i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nın 134/5-3 maddesi gereğince fesih iddialarının ağırlığı ve fesih isteyenin sıfatı göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1’i olarak belirlenen para cezasının %5’i oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı-
İhale bedelinin %1'i olarak belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin uygun olacağı anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi kararının para cezası yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerektiği-