Bir kamu kuruluşunun dilediği gibi kişilerin mallarına elatma hakkının mevcut olmadığı, bir tesisin plan ve projeye uygun bir biçimde yapılması sırasında veya bakma ve kullanma aşamasında zarardan kaçınılamıyor ve zorunlu olarak zarar doğmakta ise de bu davaya bakma görevinin idari yargıya ait olacağı, ancak böyle bir zorunluluk mevcut değilse kamu kuruluşunun yaptığı eylem ve işlemde bir keyfilik bulunuyor ve bu davranış bir haksız fiil niteliğini taşıyorsa böyle bir davaya genel yargıda bakılmasının gerekeceği-
Kadastro Mahkemesi’nin yetkisinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlayacağı-
Somut olayda davacı, inançlı işlem ve muvazaa hukuksal nedenlerine dayandığına göre, mülkiyet hakkından kaynaklanan davada genel mahkemelerin görevli olduğu-
Çekişme konusu bağımsız bölümün ½ paylarla davacı ve davalı Y. adına kayıtlı olduğu, davalı Y.’ın çekişme konusu taşınmazda paydaş olduğu nazara alınarak, davacının eşine karşı açtığı elatmanın önlenmesi davası açısından intifadan men, yani yararlanmadan engelleme olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinin gerekeceği-
E.tmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale getirme isteğine ilişkin davada, elatma olgusunun mevcut olması halinde; taşınmazın eski hale getirilmesinden davalı firmanın da, sözleşme gereği hafriyat işini verdiği yüklenici şirketinde sorumlu olacakları-
Öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi isteği ile ilgili olarak keşfen saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınmasının, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesinin gerekeceği-
Mahkemece, yapılan keşif, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile çekişme konusu 177,178,184 parsel sayılı taşınmazların davalıların kullanımında olduğu, davacıların anılan taşınmazlarda kullandıkları yerin bulunmadığının saptandığı, hal böyle olunca, tüm paydaşları bağlar biçimde fiili kullanma biçiminin oluşmadığı, davacılar yönünden intifadan men olgusunun gerçekleştiği gözetilerek davanın davacıların payı oranında kabulüne karar verilmesinin gerekeceği-
Davalılar tarafından çekme mesafesine uyulmadan sera inşa edilmesi keyfiyeti idareyi ve idari yaptırımı ilgilendirdiği halde, davalıların taşınmazlarında yer alan seraların çekme mesafesi gözetilerek ortak sınırdan geri çekilmesine yönelik talebin kabulü ile çekme mesafesi içinde, ancak davalıların mülkiyet sınırları içerisinde bulunan sera bölümlerinin kal’ine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu-
