Somut uyuşmazlık incelendiğinde asıl dava ve karşı dava dilekçelerinde talep miktarlarının 1.000,00 TL olduğu ve her iki dava yönünden de yargılama devam ederken ıslah ile talep miktarı arttırılmadığına göre her iki davada talep aşılarak yazılı şekilde alacağa karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
HMK’nun 26. maddesine aykırı bir biçimde talep aşılarak davalı şirket yönünden talep edilen miktardan daha fazla miktar kıdem tazminatına kabulüne karar verilmesi talep aşımı olup, kararın bu yönden hatalı olduğu-
Davacının 01.09.2014 tarihinde iş akdini feshettiği dosya içeriğine göre sabit olup ve ayrıca dava dilekçesinde açıkça 01.09.2014 tarihinde iş akdinin feshedildiğinin beyan edilmesi karşısında hükme esas alınan bilirkişi raporunda HMK’nun 26.maddesine aykırı bir biçimde talep de aşılarak davacının işten çıkış tarihinin 03.10.2014 olarak kabul edilmesi ve hizmet süresinin bu tarih esas alınarak tespiti ile talep edilen fazla mesai ücret alacağının da 01.09.2014 tarihine kadar hesaplanması gerekirken bu hizmet süresine göre hesaplanıp hüküm altına alınmasının hatalı olduğu-
Dava konusu edilen bir kısım parsellerin davalıların murisi tarafından üçüncü kişiye satıldığı, ne var ki mahkemece, dava edilmesine karşın bu parseller yönünden 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesine aykırı olarak olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmamasının yerinde olmadığı- Dava dışı taşınmazın HMK.'nın 26. maddesine aykırı olacak şekilde tazminat hesaplamasına dahil edilmesinin yerinde olmadığı-
Dava dilekçesinde davacının 2004 yılının 9. ayından itibaren çalıştığı ileri sürülmesine karşın 2004 yılının 4. ayından itibaren çalıştığı kabulüne göre hesaplama yapılmış olmasının 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesine göre talep aşımı mahiyetinde olduğu-
Gerek dava gerekse de ıslah dilekçesinin talep sonuçlarında, tüm alacakların “brüt” tutarda hüküm altına alınmasının istenilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince, kıdem ve ihbar tazminatı alacakları dışındaki ücret cinsinden alacakların “net” tutar üzerinden hüküm altına alınmasının, 6100 sayılı Kanun’un 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu- Bahsi geçen aylık ücret alacağının brüt mü net mi olduğunun belirtilmediği, bu halde, davayı somutlaştırma yükümlülüğü karşısında, dava dilekçesinin “olaylar ve gerekçeli açıklamalar” başlıklı bölümünün “5” numaralı bendinde, toplam ödenmemiş aylık ücret alacağı olarak gösterilen tutarın net mi brüt mü olduğu hususunda davacı vekilinden beyanda bulunmasının istenilmesi gerekeceği, bu yönde bir işlem yapılmamasının, 6100 sayılı Kanun’un 31. ve 194. maddesine aykırı olduğu-
22. HD. 13.02.2019 T. E: 2018/13560, K: 3109-
Gerek dava gerekse de ıslah dilekçesinde, alacakların “brüt” tutarda hüküm altına alınması talep edilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince, ihbar tazminatı alacağı dışındaki ücret cinsinden alacakların “net” tutar üzerinden hüküm altına alınması suretiyle 6100 sayılı Kanun’un 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edilmesinin hatalı olduğu- Bahsi geçen aylık ücret alacağının brüt mü net mi olduğunun belirtilmediği, bu halde, davayı somutlaştırma yükümlülüğü karşısında, dava dilekçesinin “olaylar ve gerekçeli açıklamalar” başlıklı bölümünün “5” numaralı bendinde, toplam ödenmemiş aylık ücret alacağı olarak gösterilen tutarın net mi brüt mü olduğu hususunda davacı vekilinden beyanda bulunmasının istenilmesi gerekeceği, bu yönde bir işlem yapılmamasının 6100 sayılı Kanun’un 31. ve 194. maddesine aykırı olduğu-
22. HD. 13.02.2019 T. E: 2018/13565, K: 3114-
HMK mad. 26 dikkate alındığında; fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin bakımından talep edilen miktardan daha fazlasına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu-