Velayet düzenlemeleri ve bunun tabii sonucu olan iştirak nafakası istemlerinde amaç küçüğün menfaatinin korunması olduğundan "açıkça nafaka istemiyorum" şeklinde bir beyanın varlığı dışında hâkimin kendiliğinden iştirak nafakasına hükmetmesi gerektiği- İştirak nafakası çocuk için bir hak olup velayetin değiştirilmesi davalarında istenilen nafaka talepleri de ayrı bir davanın konusunu oluşturmadığı gibi bu hususta mahkemece ayrı harç alınmasının da iştirak nafakası talebini müstakil bir dava konusu hâline getirmeyeceği- Kamu düzenine ilişkin olan velayetin değiştirilmesine konu davada asıl talebin ferîsi niteliğindeki iştirak nafakası talebinin bağımsız bir dava olduğunun kabul edilemeyeceği- İştirak nafakasına hak kazanması için velayetin değiştirilmesi davasının sonucunun beklenmesinin çocuk yönünden haklarına geç ulaşması sonucunu doğuracağı ve kamu vicdanının yaralanmasına sebebiyet vereceği- Eğer bağımsız olarak açılan iştirak nafakasının artırılması ya da azaltılmasına yönelik bir dava söz konusu ise; dava konusu münhasıran "nafaka" olduğundan, davanın açılması için ayrı bir harç alınması gerektiği gibi dava sonunda yargılama giderleri de kabul- ret oranına göre hükmedilmesi gerektiği- Velayetin değiştirilmesine konu davada velayeti değiştirilen çocuk için hükmedilen velayet düzenlenmesine yönelik davaların fer'isi niteliğinde olan iştirak nafakası nedeniyle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu- "Velayetin değiştirilmesi ve müşterek çocuklar yararına iştirak nafakası talep edildiğinden, davaların yığılmasının söz konusu olduğu, her iki talebin de ayrı ayrı dava edilme imkânı varken tek davada istenmesi durumunda tek bir vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmetmenin doğru olmadığı, söz konusu taleplerin ayrı davaların konusunu oluşturduğu" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Takibin iptaline ilişkin icra mahkemesi kararının temyizi kabil olduğu- "İcra müdürlüğünün rehinli araçlardaki yakalama şerhlerinin kaldırılmasına" kararının iptali talep edilmesine karşın, icra mahkemesince, talebe aykırı olarak takibin iptaline hükmedilmesinin usu ve yasaya aykırı (HMK. mad. 26) olduğu-
Borçlunun dilekçesinde ileri sürdüğü tahsil harcından muaf olduğundan bahisle tahsil harcı kesilmesi işleminin iptali gerektiğine yönelik şikayeti hakkında karar verilmesi gerekirken, alacaklının talebi olmadığı halde cezaevi harcı kesilmesi işleminin de değerlendirilerek hüküm kurulması isabetsiz olduğu-
Konut sigortası poliçesinden kaynaklanan hasarın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine-
Sıra cetveline yönelik şikayetlerde, alacaklıların ne miktar için hangi sıralarda yer alması gerektiğinin saptanması, cetvelin hukuka uygun olmayan kısımlarının gösterilmesi, bu çerçevede işlem yapılması için icra müdürüne talimat verilmesi gerektiğinden, iptal nedenlerinin gerekçede belirtilmesi ve hüküm fıkrasında gerekçe tekrar edilmeden sıra cetvelinin iptaline karar vermekle yetinilmesi ve eda hüküm kurulmaması gerektiği- Şikayetçi "yalnızca yapılan sıra cetvelinde garameye dahil edilmeyi" talep etmiş olduğu halde, mahkemece talep aşılmak suretiyle ve temyiz eden şikayet olunan aleyhine, bedelden pay alamayacağı şekilde garameden çıkarılması suretiyle, hüküm kurulmasının hatalı olduğu-
Mahkemece hükme esas alınan rapor taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi çözümleyecek nitelikte değildir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 25., 27. ve 38. maddeleri uyarınca sözleşmenin haklı feshi halinde uğranılan zararlarla birlikte 50.000.-USD cezai şart da talep edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece öncelikle sözleşmeyi haklı olarak fesheden asıl davada davalı, birleşen dosyalarda davacı haklı fesih nedeniyle sözleşme hükümleri uyarınca talep edebileceği cezai şartla birlikte varsa zararının da tespit ettirilmesi gerektiği- Bilirkişi tarafından her bir dosya ile ilgili faturaya konu alacağın tespit edilerek, taraflar arasındaki süregelen tüm ticari ilişki de değerlendirilmek suretiyle tarafların alacak ve borç durumunun tespiti gerektiği- Usulüne uygun bir ıslah istemi bulunmadığından HMK. mad. 26 hükmüne aykırı olarak talep aşımında bulunulmasının da hatalı olduğu-
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı nama ifaya izin istemi-
Mahkemece, davacının talebi dikkate alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, talebin aşılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Tapu iptal ve tescil istemi-
Davacı vekili, mahkemece kurulan ara karar gereğince verilen kesin süre içerisinde talep sonucuna ilişkin beyanda bulunmuş ise de, talep edilen alacak kalemlerinin miktarını açıkça belirtmeyerek ara karar gereğini yerine getirmediği, ancak, davacı tarafın dosyaya delil olarak sunduğu; faturanın 1500 adet davetiye gideri karşılığında düzenlendiği, düğün salonu kiralama sözleşmesinin ...  TL bedelli olduğu, sonradan kiralan düğün salonunca düzenlendiği ileri sürülen faturanın ... TL bedelli olduğu dosya kapsamından anlaşıldığından, dosyaya delil olarak sunulan faturalar ve sözleşmeden davacının bu alacak kalemlerine yönelik talep sonucu açıkça belirlenebilecek nitelikte olduğu ve bu durumda mahkemece, davacının maddi tazminat talebi yönünden dosyaya sunulan faturalar değerlendirilerek davacının dava dilekçesinde talep ettiği miktarla karşılaştırma yapılıp bilirkişi raporu da alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerektiği-