Takip talebinde yabancı para alacağının harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığı gösterilmediğinden şikayetçi borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Takibin başlatılmasından bir gün sonra ek takip talebi sunularak, takibe yeni bir borçlunun (avalistin) eklenmesi talebinin HMK m. 124/4 gereğince kabul edilebilir bir yanılgı olmadığı- Alacaklı tarafından, takipte taraf olarak gösterilmeyen avalist hakkında yeni bir takip başlatılarak, mevcut iki takibin birleştirilmesi yoluna gidilebileceği-
Borçlu ve vekilinin aşamalarda tekrar edilen beyanlarında borçlunun senedin düzenlenme tarihinde 89 yaşında olup kambiyo senedi düzenleme ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle vesayet davası açtıklarını ve bu davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin dosyası ile devam etmekte olduğu bildirildiğine göre, davacının senedin düzenlenme tarihi itibariyle kambiyo senedi tanzim etme ehliyetinin yine takip tarihi itibariyle takipte taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması bakımından vesayet dosyası getirtilerek, kısıtlılığa yol açabilecek tüm raporların da temini ile, senedin düzenlenme tarihinde ve takip tarihinde borçlunun ehliyetli olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Takibe dayanak belgede sıfatı bulunmayan takip borçlusunun her zaman itiraz ve şikayet hakkını kullanmasının mümkün olduğu- İcra takip işlemleri A. Spor Klübü Derneği İktisadi İşletmesi hakkında yürümeye devam edeceğinden hukuki yararının da mevcut olduğu-
Hamil tarafından kendisinden önceki tüm cirantalar ve keşideci hakkında başlatılan kambiyo takibinin tüm borçlular yönünden kesinleşmesinden sonra, hamil ile kendisinden önceki ciranta arasındaki takip konusu senedin verilmesine neden olan ilişkinin feshedilmesi nedeniyle hamilin dosya alacağını kendisinden önceki cirantaya devrettiği ve böylece bu cirantanın, alacaklının (hamilin) tüm haklarına sahip olduğu- Temlik alan cirantadan önce bonoda yer alan diğer cirantalar ve keşidecinin devralana karşı müteselsilen sorumlu oldukları- Hamilin dosya alacağını son cirantaya temlik etmesinin, bonodaki diğer borçluları "müteselsil sorumluluk" esası gereği borçtan kurtarmayacağı- "Takip dosya alacağının tüm ferileriyle birlikte borçlu cirantaya temlikinin 'itfa' sonucunu doğuracağı, itfayla takibin son bulması nedeniyle aynı takipte 'alacaklı ve borçlu sıfatı birleşen' ciranta tarafından takibe devam edilemeyeceği" şeklindeki görüşün isabetli olmadığı-
Somut olayda, takip dayanağı bononun incelenmesinde; senedin düzenleme tarihinin 18.05.2023 olduğu, senet metni içerisindeki vade tarihinin 18.05.2023 olarak, senedin üst kısmında yer alan ödeme tarihinin ise 01.08.2023 olarak yazıldığı, senet metni içerisine yazılan vade tarihinin, düzenleme tarihi ile aynı tarih olduğu, ikinci bir vade tarihi olarak kabul edilemeyeceği Dairemizin yerleşik içtihatları nazara alındığında maddi hataya müsteniden keşide tarihinin tekrarı mahiyetinde yazıldığı kanaatine varıldığı dolayısıyla takibe konu bononun kambiyo senedi olma vasfını etkilemeyeceği sonucuna varıldığı-
Lehtar kısmında A. U veya H.G. yazılı senedin, iki lehdardan her birinin senet miktarının tamamının lehdarı olduğu ve her birinin borcun tamamını talep edebileceğinin değerlendirmesi gerekeceği, dolayısıyla senette herhangi bir kazıntı silinti ve çizinti olmadığının kabulü ile her bir lehtarın alacağın tamamını isteyebileceği sonucuna varılması gerekeceği-
İcra takibinde derdestlik için takip türlerinin aynı olmasının aranmadığı- İcra takibinin ilamlı ya da ilamsız olduğuna bakılmaksızın, mükerrer takibin iptali talebi takip şartı olarak değerlendirerek bu konudaki şikayetin icra mahkemesinde süresiz olarak ileri sürülebileceğinin kabulü gerektiği- Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi derdestken, genel kredi sözleşmesine dayanılarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığında her iki takibin dayanağının farklı olsa da, alacaklının (istinafa cevap dilekçesinde)  “..banka alacağının tahsil edilmesi adına ikame edilen takip dosyalarının tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığı, aynı alacak için değişik takip yollarına başvurulmasında yasal bir engel olmadığına..” ilişkin beyanı karşısında, icra takiplerinin aynı alacaktan kaynaklandığının kabulü gerektiği ve şikayetin kabulü ile sonradan başlatılan kredi sözleşmesine dayalı ilamsız icra takibinin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Son işlem tarihi olan 21.06.2019 tarihinden (zaman aşımının durmaya başladığı tarih olan) 13.03.2020 tarihine kadar 8 ay 52 gün geçtiği, (zaman aşımının durduğu tarihin sona erdiği günün ertesi günü olan) 16.06.2020 tarihinden itibaren geriye kalan 2 yıl 3 ay 8 günün işlemesi ile zaman aşımının 23.09.2022 tarihinde dolacağı, ancak zaman aşımı süresi dolmadan önce 22.08.2022 tarihinde menfi tespit davası açıldığı,menfi tespit davasında alacaklının def’i ileri sürmesi ile menfi tespit davasının zaman aşımı süresini durdurduğu ve borçlu yönünden 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolmadığı-
Alacaklı, yabancı para alacağının TL karşılığını, takip talebinde göstermek zorunda olduğu- Bu noksanlığın kamu düzeni ile ilgisi olup, takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulması gerekeceği-