Borçlunun, haciz sırasında, borcun tüm fer’ilerini de kapsayan taahhüdünün geçerli olacağı-
Haciz tutanağında borçlunun “borcunu tüm fer’ileriyle birlikte … tarihinde ödemeyi” taahhüt etmesinden sonra, tekrar söz alarak “taahhüdünü yerine getirmediği takdirde maaşının %90’ına haciz konulmasına muvafakat ettiğine” ilişkin beyanının, taahhüdün şarta bağlanmış olduğunu göstermeyeceği-
İcra dosyasında düzenlenmiş bulunan tutanağın ilk kısmında, borçlunun icra kefilliğinin kabul edildiğine dair tarafların imzalarının bulunmasına rağmen, aynı tutanağın ikinci kısmında, borçlunun taahhüdünün alacaklı tarafından kabul edildiğine dair alacaklının beyan ve imzasının bulunmaması nedeniyle, taahhüdü ihlal suçunun oluştuğunun kabul edilemeyeceği-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmasının zorunlu olduğu-
İhtiyati haciz aşamasında henüz takip kesinleşmeyeceğinden, yapılan taahhüdün geçersiz olduğu-
“Taahhüdü ihlal suçu” nun sabit olması halinde, sanık hakkında “üç ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına” şeklinde değil, “üç aya kadar tazyik hapsine” karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun taahhüt ettiği miktardan o tarihe kadar ödemek zorunda olduğu meblağı yatırdığının mahkemece de kabulü nedeniyle İİK’nun 354 üncü maddesi gereğince verilen cezanın düşürülmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Takip kesinleşmeden ve borçlu tarafından sürelerden de feragat edilmeden yapılan taahhüt, henüz borçlu sıfatını taşımaması nedeniyle geçersiz olduğu-
İcra takip dosyası içerisinde düzenlenen yeni tarihli taahhütnamenin, aynı borca ilişkin olarak ve borç miktarı yeniden yapılandırılmak suretiyle düzenlendiği ve önceki tarihli taahhüdü geçersiz kıldığının anlaşılması karşısında, yapılan şikayetin de hükümsüz kaldığının kabulü gerekeceği-