Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için, ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların bu miktar üzerinden icap ve kabulde bulunması gerekeceği–
Alacaklı veya vekilinin ödeme taahhüdünü açık bir beyanla kabul etmesi gerekeceği–
Alacaklının suçun işlendiğini öğrendiği tarihten itibaren 3 ay ve en geç suçun işlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde şikayette bulunmak zorunda olduğu, aksi taktirde şikayet hakkının düşeceği–
"Taahhüdü ihlal suçu"ndan dolayı sanığın 'üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına' karar verilmesi yerine 'bir ay disiplin hapsi ile cezalandırılmasına' ya da 'bir ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına' şeklinde karar verilemeyeceği–
İtiraza konu İcra İflas Kanunu madde 340 ile tazyik hapsini gerektiren eylemde bulunan kişinin kendi iradesiyle oluşan yükümlülüğünden caymaması ve borcun zamanında ödenmesinin sağlanması amacı güdüldüğü- Yaptırım öngörülen eylemi işleyen kişilerle, ceza yargılamasının konusunu oluşturan diğer suçları işleyen kişiler farklı konumda bulunduklarından Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilemeyeceği- İİK.m.340'ta düzenlenen yaptırımın Anayasa'nın 38. maddesinin sekizinci fıkrasında sözü edilen doğrudan sözleşme yükümlülüğünün yerine getirilememesi değil, kanunla getirilen ve kamu otoritesince yürütülen cebri icranın etkinliğini sağlama amacını taşıdığı-
"Disiplin hapsi" ya da "hapsen tazyik" cezasına çarptırılmış hükümlülerin "bu cezalarının konutta çektirilmesine" (5275 s. K:110/2-a) karar verilemeyeceği–
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda tanınan hak çerçevesinde borçlular ve alacaklı banka yetkililerinin imzaladığı, icra müdürünün onayladığı bir sözleşme söz konusu olup, anılan Kanunun Geçici Madde 4. maddesinde, taksitlendirmeye uyulmamasına karşı cezai bir yaptırımın öngörülmemesi, sadece yasanın tanıdığı düşük faiz oranıyla borcu taksitlendirme olanağından yoksun kalınması ve alacaklı bankaya anılan Yasa'nın 26. maddesinde belirtilen gecikme faizi üzerinden mevcut icra takip işlemlerine devam etme hakkı verilmesi, aynı maddenin 3. fıkrasında ise, yapılan ödeme planı doğrultusunda taksit tutarlarını ödemesi şartıyla, halihazırda yapılmış işlemler baki kalmak kaydıyla icra işlemlerinin duracağını ve İcra ve İflas Kanununda belirtilen sürelerin işlemeyeceğinin öngörülmesi karşısında, sözleşmede kararlaştırılan borcu ödeme şartını ihlal halinde, İİK'nun 340. maddesinde düzenlenen taahhüdü ihlal eyleminin oluşmayacağı-
Taahhüdü ihlal suçundan dolayı icra mahkemesince verilen mahkuiyet kararına itiraz edilmesi üzerine itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesince itirazın konusu hakkında da bir hüküm kurulması gerekeceği, böyle yapılmayıp "gereği için dosyanın icra mahkemesine iadesine" şeklinde karar verilemeyeceği–