Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmasının zorunlu olduğu, bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütte bulunulduğu ve kabulün de hangi miktara göre yapıldığı saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacağı, borçlunun "ödeme tarihlerine göre yapılacak faiz hesabı neticesinde borcu tüm fer'ileriyle birlikte ...taksitler halinde kabul ettiğine dair ödeme taahhüdünde belirsizlik bulunduğundan buna bağlı olarak alacaklı tarafın kabul beyanında da belirsizlik bulunduğu-
Alacaklı vekilince 19/11/2009 tarihli, "borçlunun haciz tutanağında belirttiği ödeme taahhüdünün kabul edildiği ve taahhüt tarihine kadar işleyecek faizden feragat edildiği"ne ilişkin kabulünün, kabul muhtırası şeklinde borçlu sanığa 25/11/2009 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında, taahhüdün geçerliliğinde kuşku bulunmadığı-
28/07/2008 tarihinden soma icra takip dosyasında sanıkların nüfus kaydının istendiği 29/07/2009 tarihine kadar alacaklı tarafça hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle İİK'nun 78/2 inci maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasının gerektiğinden, ortada geçerli bir icra takip dosyası bulunmaması nedeniyle 09/03/2010 tarihli taahhütnamenin de yasal dayanağının bulunmadığı-
Mahkemece borçlunun taahhüdü ihlal suçundan dolayı İİK/nun 340 ncı maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken 10 güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi yasaya aykırı olduğu-
İcra ve İflas Kanununun 353/1 inci maddesi uyarınca, itiraz üzerine verilen kararın kesin olması nedeniyle, itiraz merciinin kararından soNRa verilen kararların yok hükmünde olduğu-
Kural olarak, icra ceza mahkemesinin kararlarına yerel Cumhuriyet savcısının itiraz/temyiz yetkisi bulunmakla beraber, şikâyetçinin şahsi haklarına ilişkin konularda sanığın aleyhine itiraz/temyiz yetkisinin bulunmadığı-
Aynı takip dosyasındaki borca yönelik taahhüdün ihlalinden dolayı şikâyet üzerine verilen mahkûmiyetin, müştekinin şikâyetten vazgeçmesi nedeniyle düşürülmesine karar verildikten sonra, aynı takip dosyasında borcun yeniden yapılandırılması ve yeni borç miktarına uygun olarak yeni bir taahhütnamenin düzenlenmesi hâlinde, bu taahhüdün aynı borca yönelik olduğu söylenemeyeceğinden, ihlali durumunda atılı suçun oluşacağı-
Taahhüt tutanağında borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil harcının da gösterilmesi gerekeceği, ancak bu suretle ödenecek toplam borç miktarının bütün fer’ileriyle birlikte hesaplanmış olacağı-
İcra ceza mahkemelerince verilen kararlara karşı Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisinin bulunduğu-
Borçlunun taahhüt tutanağındaki, "ödeme taahhüdüme ve ödeme planına aynen uyacağım, iş bu taahhütlerimden herhangi birini aksattığım takdirde alacaklı bankanın takip talebinde yazılı şartlarla takibe devam etmesini kabul ediyorum." şeklindeki beyanının, borcun ödenmesini şarta bağlama olarak kabulünün mümkün olmadığı-
