Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmasının zorunlu olduğu-
Borçlunun, haciz sırasında, borcun tüm fer’ilerini de kapsayan taahhüdünün geçerli olacağı-
İhtiyati haciz aşamasında henüz takip kesinleşmeyeceğinden, yapılan taahhüdün geçersiz olduğu-
“Taahhüdü ihlal suçu” nun sabit olması halinde, sanık hakkında “üç ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına” şeklinde değil, “üç aya kadar tazyik hapsine” karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun taahhüt ettiği miktardan o tarihe kadar ödemek zorunda olduğu meblağı yatırdığının mahkemece de kabulü nedeniyle İİK’nun 354 üncü maddesi gereğince verilen cezanın düşürülmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Takip kesinleşmeden ve borçlu tarafından sürelerden de feragat edilmeden yapılan taahhüt, henüz borçlu sıfatını taşımaması nedeniyle geçersiz olduğu-
İcra takip dosyası içerisinde düzenlenen yeni tarihli taahhütnamenin, aynı borca ilişkin olarak ve borç miktarı yeniden yapılandırılmak suretiyle düzenlendiği ve önceki tarihli taahhüdü geçersiz kıldığının anlaşılması karşısında, yapılan şikayetin de hükümsüz kaldığının kabulü gerekeceği-
Ödeme taahhüdünün yerine getirilmemesi sözleşmeden değil kanundan kaynaklanan bir yükümlülük olduğundan, sanığın ödeme gücüne sahip olmadığı araştırılmaksızın, taahhüdü ihlal suçundan dolayı sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekeceği–
İİK.’nun 340. maddesi uyarınca mahkemece yargılama sonunda suçun sabit görülmesi halinde, borçlunun “üç aya kadar tazyik hapsine” mahkum edilmesi yerine, “bir ay disiplin hapsi ile cezalandırılması”na şeklinde karar verilemeyeceği-
Taahhüt tutanağında icra dairesinin mührünün ve icra memurunun imzasının bulunduğu ve sahteliği ileri sürülmediği dikkate alındığında, tutanağa icra müdür veya memurunun adı, soyadı ve sicil numarasının yazılmamış olmasının, taahhütnamenin sıhhatini etkileyebilecek düzeyde bir noksanlık olmadığı-