“Taahhüdü ihlal suçu” nun sabit olması halinde, sanık hakkında “üç ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına” şeklinde değil, “üç aya kadar tazyik hapsine” karar verilmesi gerekeceği-
İİK.'nun 340. maddesi ile üç aya kadar tazyik hapsi cezasıyla yaptırım altına alınması gerekirken borçlunun "3 ay süreyle hapsen tazyikine karar verilmesinin isabetsiz olacağı-
İİK. nun 340. maddesinde “makbul bir sebep olmaksızın” ödeme şartını ihlal eden bir borçlunun cezalandırılacağının öngörmüş olup, postaya gününden önce verilmiş taksitin icraya gecikerek girmesinin, hastalık, yangın, su baskını, deprem gibi olağanüstü olayların “makbul sebep” olarak kabul edilmesi gerekeceği – Borçlu tarafından “borcun makbul sebep nedeniyle yerine getirilemediği” ileri sürülmedikçe, mahkemece re’sen bu konunun araştırılamayacağı-
İİK.’ nun 340. maddesinde düzenlenmiş bulunan “taahhüdü ihlal suçu” Anayasaya aykırı bulunmadığından, bu konudaki başvurunun Anayasa Mahkemesince reddedilmiş olduğu-
Hakkında icra takibi başlatılmamış olan, ancak dosya borcuna icra kefili olmuş olan sanık hakkında “ödeme şartını ihlal” eyleminden dolayı mahkumiyet kararı verilemeyeceği-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için, taahhütte bulunanın taahhütte bulunduğu tarihte borçlu sıfatını kazanmış olmasının gerekeceği-