Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için, ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların bu miktar üzerinden icap ve kabulde bulunması gerekeceği–
"Taahhüdü ihlal" suçunun, ilk taksitin gününde ödenmemesi ile oluşacağı, sonraki taksitlerin ödenmemesinin yeni bir suç oluşturmayacağı–
Taahhüdü ihlal suçunda, aynı borçtan dolayı ve her bir taksit için ayrı ayrı olmak üzere toplam 9 aya kadar hapsen tazyikine karar verilmesi yasaya aykırı olmakla birlikte, her biri ayrı ve bağımsız açılan davalarda, somaki taksitler için açılan davaların reddine karar verilmesi, sanık yönünden kazanılmış hak oluşturacak ve bir taksitin ödenip diğer taksitlerin ödenmemesi durumunda bu eylemlerinin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracağından saptanan yasaya aykırılığın düzeltilmesi ancak, davaların reddine değil, birleştirilmesine karar vermek suretiyle olanaklı hale gelecek, bu suretle, yasa yararına bozma kararına konu olmayan ilk hükmün infazı beklenecek ve eğer sanık hapsen tazyik kararının yerine getirilmesinden soma borcu öder ise, kalan süre diğer taksitlerin ödenmemesi halinde sanık hakkında yeniden hapsen tazyik kararı verilmesini gerektireceği ancak her halde 3 ayı geçemeyeceği-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için takibin kesinleşmesi ve yapılan taahhüdün geçerli olması gerektiği; yasa yararına bozma istemine konu edilmemiş olsa dahi suçun oluşup oluşmadığı ve suç tarihinin dolayısıyla uygulanacak yaptırımı saptamaya yönelik bilgi ve belgelerin dosya içinde bulunmasının zorunlu olduğu–
İİK. 340 uyarınca verilen sanığın "...... süreye kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına" ilişkin karara itiraz üzerine ağır ceza mahkemesince verilen "itirazın reddi" kararının kesin nitelikte olduğu–
Borçlunun ödeme taahhüdünde bulunduğu tarih beklenmeden şikâyette bulunulması hâlinde, şikâyet tarihi itibariyle henüz bir taahhüt ihlali bulunmadığından, atılı eylemin oluşmadığı-
"Taahhüdü ihlal suçu"ndan dolayı sanığın 'üç aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına' karar verilmesi yerine 'bir ay disiplin hapsi ile cezalandırılmasına' ya da 'bir ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına' şeklinde karar verilemeyeceği–