Asıl alacağın, takibe konulan ve üzerine masraf, faiz ve vekalet ücreti gibi meblağların ilave edilmediği miktar olduğunun kabulü gerekeceği-
Takibe konu 2.558,43 TL.asıl alacak miktarının, brüt asgari ücret tutarının üzerinde kaldığından bahisle İcra ve İflas Kanunu 354/4. fıkrası uyarınca sanık hakkında disiplin ve tazyik hapsinin uygulanamayacağı-
6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6 ncı maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun, 354 üncü maddesine eklenen dördüncü fıkrasında "Nafaka alacaklarına ilişkin takipler hariç, alacak miktarı Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerde bu Kanunda öngörülen disiplin ve tazyik hapsi uygulanmaz" şeklinde getirilen düzenleme ile alacak miktarı her yıl belirlenen aylık en yüksek brüt asgari ücret tutarının altında kalan takiplerin esas alınmış olduğu-
İcra emrinin taahhütte bulunduğu 22/12/2009 tarihinden soma 31/12/2009 gününde tebliğ edildiği dikkate alındığında, icra kefilinin taahhütte bulunduğu tarihte henüz borçlu sıfatını taşımadığının kabulü gerektiğinden, atılı suçun da oluşmadığı-
Taahhüt tutanağında borçlu, ödeme emrini haricen öğrendiğini belirtmesi nedeniyle Tebligat Kanununun 32 inci maddesi uyarınca yapılan tebligat geçerli olup, lehine olan sürelerden de feragatte bulunduğu dikkate alındığında, taahhüt sırasında borçlu sıfatını taşıdığının ve buna bağlı olarak da yapılan taahhüdün yasaya uygun bulunduğunun kabulünün zorunlu olduğu-
İlk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı hâlinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlal kabahatini oluşturmayacağı-
Davada, sanığa duruşma için gönderilen tebligat bila tebliğ dönmüştür; ancak buna rağmen icra mahkemesince sanığın yokluğunda yargılama devam edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
CMK'nun sürelerin hesaplanması başlıklı 39 uncu maddesinin dördüncü fıkrasındaki, "Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter." hükmü dikkate alındığında, 05.04.2009 tarihli ilk taksitin pazar gününe rastlaması nedeniyle, anılan taksitin tatil gününü takip eden ilk iş günü dosyasına tahsilat makbuzuyla ödendiğinin anlaşılması karşısında atılı suçun oluşmadığının kabulü gerekeceği-
Ödeme taahhüdündeki, ana alacak, faiz, vekalet ücreti, icra harç ve giderleri ile birlikte toplam olarak belirlenen miktara "...ve işleyecek olan faiz, icra harç ve masrafları ve bütün ferileri ile birlikte..." taahhütte bulunmasına karşın, belirlenen bu miktarın üzerine ne kadar faiz, icra harç ve masrafları net olarak gösterilmediğinden, alacaklı ile hangi bedel üzerinden icap-kabul ilişkisinin net olarak kurulduğundan, taahhüt miktarının hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlendiğinden söz edilmesinin mümkün olmadığı ve dolaysıyla taahhüdü ihlal suçunun da oluşmayacağı-
Ödeme taahhüdünde, ilk taksitin ödenmemesi üzerine üç aya kadar tazyik hapsi kararının tamamının infazı halinde, takip eden taksitlerin ödenmemesi durumunda artık borçlunun cezalandırılması olanağının kalmayacağı-
