Taahhüdü ihlal ederek davanıın açılmasına sebebiyet veren davalının borcunu 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırdığı, bu nedenle davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği-
Tek başına şirketi borç altına sokma yetkisi bulunmayan kişinin verdiği taahhüdün geçerli olmayacağı-
Taahhüt tutanağında borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil harcının da gösterilmesi gerekeceği, ancak bu suretle ödenecek toplam borç miktarının bütün fer’ileriyle birlikte hesaplanmış olacağı-
İcra kefili olan sanığa icra emri gönderilmeden dolayısıyla hakkındaki takip kesinleşmeden bu aşamada yapılan ödeme taahhüdünün geçerli olmayacağı-
Duruşmaya çağrı kağıdının sanığın imzasına tebliğ edilmesini müteakip, kararın verildiği oturuma sanık ve sanık müdafiinin birlikte katıldıkları ve sanığın müdafii huzurunda savunmasını yaptığı, böylece savunma hakkını kısıtlayacak bir durum söz konusu olmadığı-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşabilmesi için ödenecek toplam miktarın rakamsal olarak belirlenmesi, tarafların belirlenen bu miktar üzerinde icap ve kabulde bulunmasının zorunlu olduğu, bu miktar belirlenmediğinde hangi miktar için taahhütte bulunulduğu ve kabulün de hangi miktara göre yapıldığı saptanamayacağından, ödeme koşulunun ihlali halinde cezai sorumluluk doğmayacağı, borçlunun "ödeme tarihlerine göre yapılacak faiz hesabı neticesinde borcu tüm fer'ileriyle birlikte ...taksitler halinde kabul ettiğine dair ödeme taahhüdünde belirsizlik bulunduğundan buna bağlı olarak alacaklı tarafın kabul beyanında da belirsizlik bulunduğu-
28/07/2008 tarihinden soma icra takip dosyasında sanıkların nüfus kaydının istendiği 29/07/2009 tarihine kadar alacaklı tarafça hiçbir işlem yapılmaması nedeniyle İİK'nun 78/2 inci maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasının gerektiğinden, ortada geçerli bir icra takip dosyası bulunmaması nedeniyle 09/03/2010 tarihli taahhütnamenin de yasal dayanağının bulunmadığı-
Alacaklı vekilince 19/11/2009 tarihli, "borçlunun haciz tutanağında belirttiği ödeme taahhüdünün kabul edildiği ve taahhüt tarihine kadar işleyecek faizden feragat edildiği"ne ilişkin kabulünün, kabul muhtırası şeklinde borçlu sanığa 25/11/2009 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında, taahhüdün geçerliliğinde kuşku bulunmadığı-