Borçlu sanığın "borcun bir kısmı" için taahhütte bulunmuş olmasına rağmen alacaklı vekilinin "borcun tamamı" için taahhüdü kabul ettiğini bildirmiş olması, kalan kısımdan feragat etmemesi halinde verilen taahhüdün hukuken geçersiz olduğu-
Ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği ve takibin kesinleşmediği tarihte, alacaklı vekili ve borçlunun icra memuruna müracaat ederek, icra memurunun huzurunda borçlunun taahhütte bulunduğu, ancak taahhütte borçlunun 'kendisine tanınan sürelerden feragat ederek takibin kesinleşmesini beklemeyeceğinden' söz edilmediği durumda, takip kesinleşmeden yapılan taahhüdün geçerli olamayacağı-
Taahhütnamenin, icra müdürlüğü tarafından icra emrinin sanığa tebliğ edilmesinden sonraki bir tarihi taşıması, sanığın haciz esnasında taahhütte bulunmadan önce tüm sürelerden 'feragat edip takibin kesinleştirilmesi yönünde bir beyanının da bulunmaması halinde' hakkındaki icra takibi kesinleşmemiş bulunduğundan taahhüdün geçerli olmayacağı-
Yükümlünün taahhüdünü ihlal ederek davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığına göre, mahkemece, sadece davacı yararına 5535 Sayılı Yasa gereğince güncellenen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi ve mahkeme masraflarının davalılar üzerinde bırakılması gerektiği-
Borçlunun icra dairesine gelerek "kendisine tanınan sürelerden feragat ettiğini bildirmeden icra dosyasına taahhütte bulunmuş olması halinde, takip kesinleşmeden yapılan taahhüdün geçerli olmayacağı ve taahhüdü ihlal suçunun oluşmayacağı- Sanık hakkında takip başlatıldığı, takip kesinleşmeden alacaklı vekili ve borçlunun icra memuruna müracaat ederek huzurunda borçlunun taahhütte bulunduğu, ancak taahhütte borçlunun kendisine tanınan sürelerden feragat ederek takibin kesinleşmesini beklemeyeceğinden söz edilmediği durumda takip kesinleşmeden yapılan bu taahhüdün geçerli olamayacağı-
Kefalet ve ödeme taahhüdünün aynı gün ve evrakla yapılmasının taahhüdü geçersiz hale getirmeyeceği-
Taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek; borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiği- İlk vade tarihinden son vade tarihine kadar işleyecek faizin ve ödenecek para miktarının net olarak gösterilmediği, taahhüt tutanağında icra memurunun imzasının bulunmadığı ve bu nedenlerle taahhüdün geçerli olmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği-
Taahhüt tutanağında borçlu tarafından ödenmesi gereken tahsil harcı gösterilmediğinden ödenecek toplam borç miktarının bütün fer'ileriyle birlikte hesaplanıp açıkça gösterilmemiş olması nedeniyle sanığın taahhüdünün hukuken geçersiz olduğunun kabulü gerekeceği-
İflasın ertelenmesi kararı üzerine yapılmış olan takiplerin duracağı ve hiçbir takibin de bu tarihten sonra yapılamayacağından bahisle ertelenme kararının verildiği tarihten önce verilen taahhüdün de geçersiz olacağı-