Hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan idari para cezası ve gecikme cezasının rücuen tahsili istemi- Somut olayda taraflar arasında imzalanan ihale sözleşmeleri ve yasal mevzuat nazara alındığında, davacı ve davalı arasında alt işveren ve asıl işveren ilişkisinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde dava dışı işçilere ödenen işçilik alacaklarına ilişkin tazminatlar, ilgili işçilik alacakları nedeni ile ödenmek zorunda kalınan idari para cezası veya gecikme zamlarından davalı kurumun sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığı, bu itibarla davacı şirketin işçilik alacakları ve bu nedenle oluşan idari para cezası ve gecikme zammı gibi yaptırımların tamamından sorumlu tutulması gerektiği-
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda...
Davalı şirket ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunsa dahi, tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanması ve sorumluluk doğması için gereken "mal kaçırma kastı" ve "kötü niyet" unsurlarının somut verilerle ispatlanamaması nedeniyle salt organik bağın yeterli görülmeyeceği somut olayda; gerçek işverenin tespiti ve husumetin doğru yöneltilmesi amacıyla davacıya HMK m. 124 uyarınca iradi taraf değişikliği imkanı tanınması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davalı şirketin sorumlu tutulmasına ilişkin verilen direnme kararının bozulması gerektiği-
Uyuşmazlık, asıl işveren davacı belediyeye karşı davalı şirketler tarafından çalıştırılan işçilerin açmış oldukları dava sonrasında ödemek zorunda kaldıkları işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti alacağının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak başka işçiler tarafından açılan davalarda muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı ve sözü edilen kararların Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesiyle eldeki davada asıl-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre dava konusu dönem içindeki tüm ihale sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek ihale ile verilen işin yardımcı iş olup olmadığı, asıl işin verildiğinin belirlenmesi hâlinde davalı EÜAŞ’a özgü mevzuat hükümleri de değerlendirilmek suretiyle araştırma yapılarak davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve buna bağlı olarak aradaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesinin ve bu tespite göre davaya konu işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasının gerekip gerekmediği noktasında toplandığı-
Davacı tarafından benzer nedenlerle açılan ve muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınan kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı ancak bu davaya konu işçilik alacaklarının ise daha sonraki döneme ait olmakla mahkemece davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının kabul edildiği eldeki davada; davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan davalarda muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı ve sözü edilen kararların Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesiyle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre dava konusu dönem içindeki tüm ihale sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek ihale ile verilen işin yardımcı iş olup olmadığı, asıl işin verildiğinin belirlenmesi hâlinde davalıya özgü mevzuat hükümleri de değerlendirilmek suretiyle araştırma yapılarak davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve buna bağlı olarak aradaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesinin ve bu tespite göre davaya konu işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasının gerekip gerekmediği-
Davacı tarafından benzer nedenlerle açılan ve muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınan kararın Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı ancak bu davaya konu işçilik alacaklarının ise daha sonraki döneme ait olmakla mahkemece davalı ile dava dışı şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının kabul edildiği eldeki davada; davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin muvazaalı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan davalarda muvazaanın kabulü ile işçilik alacaklarının hüküm altına alındığı ve sözü edilen kararların Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince onandığı gerekçesiyle asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabul edilip edilemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre dava konusu dönem içindeki tüm ihale sözleşmeleri ve şartnameler getirtilerek ihale ile verilen işin yardımcı iş olup olmadığı, asıl işin verildiğinin belirlenmesi hâlinde davalıya özgü mevzuat hükümleri de değerlendirilmek suretiyle araştırma yapılarak davalılar arasında geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve buna bağlı olarak aradaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının tespit edilmesinin ve bu tespite göre davaya konu işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasının gerekip gerekmediği-
Dava dışı işçinin yüklenicinin işçisi olması nedeniyle işçilik alacaklarından hizmet sözleşmesi kapsamında nihai olarak yüklenici sorumlu olduğu- İşçilik alacakları karşılığının, davacı tarafından işçilere ödenmesi nedeniyle davalıdan rücuen talep edilmesinin hukuka ve sözleşme hükümlerine uygun bulunmadığı-
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda