UETS'de kayıtlı aktif bir adresin bulunmaması halinde KEP adresine tebligat zorunluluğu olmadığı, borçlu tüzel kişinin ticaret sicilindeki adresine Tebligat Kanunu m. 35 uyarınca yapılan tebliğin usulüne uygun olduğu ve gecikmiş itiraz için İİK m. 65'te aranan somut delil sunulmadığı takdirde şikayetin reddi gerektiği-
Kendisine elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu borçlu şirketin elektronik tebligat adresinin bulunmadığından ticaret sicilinde kayıtlı adresine klasik usul olan posta yoluyla tebligat çıkarıldığı- Muhatap ticaret şirketinin ticaret sicilindeki adresine TK m. 35/4 tebligat yapılabilmesi için bu adrese daha önce çıkartılan tebliğin yapılamayıp iade edilmiş (bila tebliğ dönmüş) olmasının yeterli olduğu, mevzuatta tebligatın hangi sebeple bila tebliğ iade edilmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı- Borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine aynı adrese TK m. 35 uyarınca  çıkarılan ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olduğu- "Muhatap tüzel kişinin adresi ticaret sicilinde kayıtlı olduğundan tanınmamasının söz konusu olamayacağı, dolayısıyla "tanınmıyor" şerhiyle bila tebliğ iade edilen tebligat usulsüz olduğundan, TK. m. 35. maddesine göre tebligat yapılamayacağı" görüşünün HGK çoğunluğu tarafından benimsenmediği-
Adresin kapalı olması nedeniyle bilgisi ve sözlü beyanı alınan güvenlik görevlisinin Yönetmelikte sıfatı sayılan kişilerden olmadığı, tebligatın TK'nın 21. maddesinin 1.fıkrası ve Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olduğu, TK'nın 32. maddesi gereğince ödeme emrinin tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerektiği- Şikâyete konu işlemde karşı taraf alacaklının bir kusuru bulunmadığı anlaşıldığından yargılama giderlerinin şikâyetçi borçlu üzerinde bırakılmasına ve şikâyetçi borçlu yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığı-
Tüzel kişilerin ticaret sicilinde kayıtlı adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine aynı adrese Tebligat Kanunu m. 35 uyarınca yapılan tebliğin, borçlunun o tarihte adreste bulunup bulunmadığı veya taşınıp taşınmadığı araştırılmasına gerek kalmaksızın usulüne uygun olduğu; bu nedenle tebligatın usulsüz olduğu iddiasıyla şikayetin reddedilmesi gerektiği-
Borçlu şirkete TK m. 35 uyarınca yapılan tebligatın iade edildiği, ancak şikayet dilekçesinde tebligatın yanlış adrese çıkartıldığına dair bir iddia bulunmadığı ve borçlunun aynı adreste faaliyet gösterdiğine ilişkin bir beyanının olmadığı hallerde, mahkemenin adres bilgisindeki küçük farklılıkları araştırarak tebligatın usulsüzlüğünü tespit etmesi gerektiği ve bu araştırma yapılmadan şikayetin kabulüne karar verilemeyeceği-
Tüzel kişi borçlunun ticaret sicil adresine yapılan ilk tebligatın kapalı şerhiyle iade edilmesi halinde, TK m. 35/4 uyarınca aynı adrese çıkartılan ikinci tebliğ evrakının kapıya asılmasıyla tebliğin tamamlanmış sayıldığı; bu aşamada ayrıca komşu veya yönetici beyanı alınarak araştırma yapılmasının zorunlu olmadığı ve dolayısıyla bu işlemin usulsüz olduğu iddiasıyla açılan şikayetin reddi gerektiği-
Usulsüz tebliğ şikayet süresinin, şikayet konusu tebligat işleminin öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı; ancak borçlunun takibi öğrendiği tarihte henüz yapılmamış olan bir tebligata ilişkin olarak usulsüz tebliğ şikayet süresinin işlemeye başlamasının mümkün olmadığı-
Teb. K. m. 21/2 gereğince yapılan satış ilanı tebliğ işleminin öncüsü olan tebligatın iade edildiği tarihte borçlunun bu adresten sürekli olarak ayrıldığının şikayet dilekçesi içeriği ile şikayetçilerin de kabulünde olduğu, bu hususun tespiti bakımından beyanına başvurulan komşunun kim olduğunun iade edilen tebligatta yazılmamış olmasının daha sonra TK’nın 21/2. maddesi kapsamında yapılan tebligatın geçerliliğine bir etkisinin bulunmadığı nazara alındığında satış ilanı tebliğ işleminin uygun olduğu ve ihalenin feshi isteminin reddi gerektiği-  "İpotek maliki/murisin resmi senette yazılı ve icra dosyasında bilenen son adresine çıkartılan satış ilanı tebligatın 'muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı' imzadan imtina edenin sözlü beyan ile belirlenmiş olup muhatabın yeni adresi belirlenmeden tebligat mahalle muhtarı onayı ile bilâ tebliğ iade edildikten sonra, bu kez borçlunun aynı zamanda MERNİS adresi de bu adresine Teb. K. m. 21/2'ye göre tebligat yapılmasının usulsüz olduğu ve ipotek maliki borçlunun ölüm tarihinden itibaren mirası ret süresi içerisinde (3 ay+3 gün) herhangi bir icra takibi yapılamayacağından, takibin ve satışın Kanunen durdurulması gerektiği ve bu süre içerisinde ihale yapılmasının mümkün olmadığı, bu hususun re'sen ihalenin feshi sebebi olarak kabul edilmesi gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-
Usulsüz tebligat şikayetinin kabulü halinde ödeme emrinin iptali yerine, yapılan yanlışlığın giderilmesi amacıyla tebliğ tarihinin düzeltilmesi gerektiği ve bu durumun yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığı-
Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabın tebliğe muttali olması halinde tebligatın muteber sayıldığı ve öğrenme tarihinin bu muttaliliyet tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği-