T.K.'nın 16.maddesinde; "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır." hükmünü içermekte olup, satış ilanının muhatabın adreste bulunmadığı tespit edilerek tebellüğe ehil olduğu belirtilmek suretiyle davacının daimi çalışanına yapıldığı, satış ilanı tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 16. maddesi ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesine uygun olduğu, tebliğ tarihine yakın tarihli iki ayrı haciz zabtında tebliğ yapılan .. isimli kişinin davacının adresinde bulunduğunun tespit edildiği, yapılan zabıta araştırmasında polisin mahalline giderek yerinde ve detaylı araştırma ile fiili durumu, şahsın davacı ile oturup oturmadığını, davacının daimi çalışanı olup olmadığını gerekirse komşularından da sorarak, denetime elverişli bir şekilde araştırıp tespit etmesi gerekirken, hakkında araştırma yapılan ilgili kişiyi telefonla arayarak kendisinden bilgi alındığı ve beyanları tutanağa bağladığı, bu hali ile yapılan araştırmanın usule aykırı, yetersiz ve denetime elverişsiz olduğu, bu şekilde yapılan zabıta araştırmasının yapılan tebligatın usule aykırı olduğuna delil teşkil etmeyeceği, tebligat mazbatasındaki şerhin aksini iddia eden davacının bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğü nedeni ile ihalenin feshine dair ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
Tebligat Yönetmeliğinin 25. maddesine uygun olarak muhatabın adreste bulunmadığı tevsik edilerek aynı konutta ikamet eden eşi B. Sağlam'a yapılmış olan tebligatın usulüne uygun olduğu-
Borçlu ...............'e çıkarılan 31.05.2024 tebliğ tarihli ödeme emri tebliğ mazbatasının incelenmesinde; “Muhatabın geçici olarak işe gittiğini beyan eden, adreste birlikte ikamet eden tebellüğe ehil ........... imzasına tebliğ edildi" şerhi ile tebliğ edildiğinin görüldüğü, Tebligat Kanunu'nun 16 ve 22 maddesi ile Yönetmeliğin 25. maddesine göre, tebliğ mazbatasına muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin tebellüğe ehil olduğunun yazılması yeterli olup, borçluya yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olduğunun anlaşıldığı, şikayetçi borçlu, tebligat yapılan adreste oturmadığını ileri sürmüş ise de, şikayet dilekçesi ekinde bulunan vekaletnamedeki adresin de tebliğ adresi ile aynı olduğu, buna karşılık adresinin tebligat adresinden farklı olduğuna dair bir belge sunamadığı görülmekle, mahkemece bu iddianın araştırmasına gerek olmadığı-
Şikayete konu maaş haciz müzekkeresinin, elektronik yolla tebliğ edilmesi gerekirken adi posta ile tebliği usul ve yasaya aykırı olduğundan tebligatın yok hükmünde olduğu-
Tebligatı alan kişinin çalışan olup olmadığı, kolluk marifetiyle net bir şekilde tespit edilmesi için yöntemince araştırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği-
Şikayet eden 3. kişinin, tebligat adresinde hiç oturmadığı veya faaliyet göstermediğini şikayet dilekçesinde beyan ettiği, usulsüz olduğu iddia edilen 27.11.2024 tarihli İİK 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğine ilişkin iade tebliğ evrakında, ''muhatap adresten taşınmış/tanınmıyor'' şerhi ile tebligatın iade edildiği, taşınmış/tanınmıyor maktu açıklamasından icra dosyasına giren tebligat zarfında, taşınmış kısmının kare benzeri çerçeveye alındığı, karenin tanınmıyor kısmına da sirayet ettiği, istinaf incelemesi sırasında, PTT'den istenen nüshada ise, tam tersi olarak, aynı tebligat zarfının taşınmış/tanınmıyor ibaresinde, tanınmıyor kısmının kare benzeri çerçeveye alındığı, karenin taşınmış kısmına da sirayet ettiği, usulsüz olduğu iddia edilen tebligattaki, kare benzeri çerçeveye alma işleminin geçersizliğe mi, geçerliliğe mi delalet olduğunun anlaşılamadığı, tebliğ memurunun hangi koşula göre yapmış ise diğerinin üzerini çizmek suretiyle iradesini tebliğ mazbatasına yansıtması gerektiği, oysa çelişki arz eden tebliğ evraklarında dikdörtgen içerisine almak suretiyle tebliğ işlemi iade şeklinde tamamlandığı, bu hali ile iade tebligatın yasal koşulları taşımadığı, bu açıklamalar ışığında, 24.11.2024 tarihli iade tebliğinin usulsüz olduğu, bu iade tebliğ evrakına bağlı olarak Tebligat Kanunun 35/4. maddesine göre yapılan tebligatlarında usulüne uygun olmadığı, şikayetçi 3. kişinin ıttıla tarihinin belirlenmesi suretiyle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu- ....................... barkod nolu 27.11.2024 tarihli iade tebligatın icra dosyasına giren örneğinde beyanı alınan komşu ismi ............ olarak yazılı olduğu, istinaf incelemesi sırasında, PTT'den istenen nüshada ise, beyanı alınan komşu ismi olarak farklı bir ismin yazılı olduğu, bu yönü ile de tebligatın usulsüz olduğu-
Takibin dayanağı olarak belirtilen hukuki işlemlere acentenin aracılık ettiğine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı, aracılık etmediği bir sözleşme veya iş olmadığı için de acenteye asıl borçluların acentesi olarak ödeme emrinin tebliğ edilemeyeceği, bu durumda da ödeme emri tebliğ işlemlerinin yok hükmünde olduğu-
İcra müdürünün muhatabın yerine geçerek tebligatın usulsüzlüğünü denetleme yetkisi olmadığı-
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak (bilinen bir adresi yok ise adres kayıt sistemindeki adresi esas alınarak) Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkartılmalı, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa, adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh de düşülerek T.K. 21/2. madde uyarınca tebligat çıkartılması gerekeceği-
Sanığın savunmasında bildirdiği bilinen en son adresine çıkartılan gerekçeli karar tebliğine ilişkin tebligatın bila tebliğ iade edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince söz konusu tarihte sanığın mernis adresine Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince çıkartılan duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin bila tebliğ iade edilmesi üzerine, sanığın mernis adresine aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek ve tebligata “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek 21/2 gereğince tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken, MERNİS adresi bulunan sanığa duruşma gününü bildirir davetiyenin Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu-
