Dava edilen talep konusu niteliği itibariyle taraflar arasında tartışmalı olup, bölünebildiği de dikkate alındığında, davacının elektrik borcu olmadığına ilişkin olarak kısmi menfi tespit davası açabileceği-
Dava edilen talep konusunun, niteliği itibariyle taraflar arasında tartışmalı olup, bölünebildiği dikkate alındığında, toplam tahakkuk miktarının sadece bir kısmının dava yolu ile ileri sürülmesinin mümkün olduğu, hal böyle olunca, mahkemece; davacının kısmi dava açmasında hukuki yararı bulunduğu gözetilerek, işin esasına girilip oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekeceği-
İhbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine ilişkin davada; ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı bakımından, talep içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacının çalışma süresini, en son ödenen ücreti, alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını, hak kazandığı yıllık izin süresini ve kaç gün ücretli izin kullandığını belirleyebilecek durumda olduğu; bu halde ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının, belirsiz alacak olmadığı; dava konusu edilen alacakların gerçekte belirlenebilir olmaları ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyecekleri-
Davacı, davalı tarafından tahakkuk ettirilen 101.461,80 TL'lik fatura bedeli nedeniyle, davalıya şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini istemiş olup, dava edilen talep konusunun, niteliği itibariyle taraflar arasında tartışmalı olup, bölünebildiği dikkate alındığında, toplam tahakkuk miktarının sadece bir kısmının menfi tespit davası yolu ile ileri sürülmesi mümkün olduğu-
Talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hali dışında, kısmi dava açılması talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmeyeceğinden yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddedilmiş olmasının hatalı olduğu-
Uyuşmazlık konusu toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı, yıpranma primi farkı, ilave tediye ve akdi ikramiye farkı alacakları bakımından; talep içeriğinden de açıkça anlaşıldığı üzere, davacı sendikaya üye olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yaralanabileceği tarihi, çalışma süresini, en son ödenen ücreti, toplu iş sözleşmesi gereği alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını, ödenmesi gereken ücret farkı, yıpranma primi farkı, ilave tediye ve akdi ikramiye farkı tutarını iş yerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince belirleyebilecek durumda olmadığından, toplu iş sözleşmesinden kaynaklı ücret farkı, yıpranma primi farkı, ilave tediye ve akdi ikramiye farkı alacaklarının, belirsiz alacak olmadığı-
Bir davanın kısmi olarak nitelendirilebilmesi için alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekeceği; kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılmasının gerekmediği-Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağınn daha fazla olduğu ve "istem" bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını davacının saklı tutması yada" " alacağın şimdilik şukadarını dava ediyorum demesinin kural olarak yeterli olduğu-
Belirsiz alacak davası olarak açılmış davaya kısmi dava olarak devam edilemeyeceği, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasının davacının kısmi dava açtığını göstereceği-
Davalı sigorta şirketinin, dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından zarar görenin, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak dava tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahip olduğu, o halde, dava dilekçesinde talep edilen tazminat ile birlikte ıslah ile artırılan miktar yönünden de dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekeceği-
Davacının kısmi dava açabilmesi için, bu davayı açmada korunmaya değer bir hukuki yararının bulunmasının şart olduğu, hukuki yararın; dava konusuna ilişkin dava şartlarından olup, dava açıldığı anda var olması gerekeceği-