Davalı tarafından sarfedilen sözlerle söz konusu olayla ilgili gerçeklerin anlatıldığı, davalının davacıyı tahrik ve hakaret kastı olmadan eleştiren ve iftira içermeyen sözleri sebebiyle açılmış bir ceza davası da bulunmadığına göre davacının kişilik haklarının hukuka aykırı olarak saldırıya uğradığının kabul edilemeyeceği-
Davaya konu edilen yazıda; dava dışı R.T.E.’ın adli sicil kaydının silinmesi isteminin reddine ilişkin Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 16.09.2002 tarihli onama kararı ve N. E.'ın adli sicil kaydının silinmesi isteminin kabulüne ilişkin aynı dairenin 19.09.2002 tarihli bozma kararından sonra her iki kararda da imzası bulunan davacının derin devletle ilişkilendirilip eleştirilmesi sebebi ile kişilik haklarına saldırıldığı-
"Devlet itibarını ve kaymakamlık müessesesini yıpratıcı davranışlar içinde olduğu; bu davranışlarının da hukuki ve etik açından yakışık almadığı.." "... böylesi tutarlılık göstermeyen kaymakam.." biçimindeki sözlerin davacının kişilik haklarına saldın teşkil edeceği-
Davacıların icra takibi borçlusundan takibe dayanak ilamın konusu yayının yapıldığı "…" gazetesini yayın tarihinden sonra devralmaları onların gazetenin önceki borçlarından sorumluluklarını kaldırmayacağı; aksine önceki imtiyaz sahibi ile birlikte müşterek müteselsil sorumluluklarını gerektireceği-
Davalının gazetecilik etiği açısından yapmış olduğu bu değerlendirmelerin halkı bilgilendirme amaçlı ve eleştiri niteliğinde olduğunun kabulü gerekeceği-
Daha sonra verilen ceza Merkez Ceza Kurulu'na yapılan itiraz üzerine kaldırılmış ise de (14.03.2005) yayının yapılış tarihi itibariyle belirtilen hususların olayların beliriş biçimine uygun olduğu anlaşılmakla görünürdeki gerçeğe uygunluğu nedeniyle hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceği-
Kişilik hakları saldırıya uğrayan zarar görenin davayı kendisinin veya davalının oturduğu yer mahkemesinde ya da haksız eylemin gerçekleştiği yerde açabileceği-