İlamın müteselsil borçlusu olan alacaklının, ilam gereği ödemek zorunda kaldığı miktarın ne kadarı için ilamın diğer müşterek ve müteselsil borçlusu olan muteriz belediyeye rücu edebileceği yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece, itirazın kaldırılması isteminin reddi yerine yazılı şekilde kabulü yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Alacaklı şirket ile borçlu belediyenin müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna dair, ilamlı icra takibinin dayanağı olan iş mahkemesinin ilamı, ilam gereği borcu ödeyen borçlunun, diğer ilam borçlusuna rücu edebileceği miktara ilişkin olarak, İİK'nun 68. maddesinde yazılı mücerret borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığından, alacaklının anılan ilama dayalı olarak itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceği-
İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlunun, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklının, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği-
Taraflar arasında imzalanan ve icra takibine dayanak yapılan Rehin Senedi Sözleşmesi, karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi şartlarına bağlanmış bir sözleşme olup, bu haliyle sözleşmenin İİK'nun 147.maddesi göndermesiyle aynı kanunun 68/1. maddesinde yer alan ve alacaklıya itirazın kaldırılması imkanı tanıyan borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığı-
Rücu alacağının varlığı ve kimden ne miktarda tahsil edileceği hususu yargılamayı gerektirdiğinden takip dayanağı belgelerin borçlu yönünden İİK. 68/1. maddesinde yazılı belgelerden olmadığı-
Belgeler üzerinde borçlu şirketin kaşesi mevcut olup, kaşe üzerindeki imzaya da itiraz edilmediğinden, takibe dayanak belgenin İİK'nun 68. maddesi kapsamında imzası ikrar edilmiş ve belirli bir para borcu ikrarını içeren belge niteliğinde olduğu-
Başvuru İİK'nun 68. maddesine dayalı itirazın kaldırılması talebi olup, aynı Kanun'un 70. maddesi uyarınca, icra mahkemesince incelemenin mutlaka duruşmalı olarak yapılmasının zorunlu olduğu-
Takip dayanağı olan ve taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi ile dava dosyasına sunulan ve kira sözleşmesi ile ilgili olduğu taraflarca kabul edilen  ek protokol taraflar arasında karşılıklı edimleri içeren sözleşme olup, bu haliyle sözleşme İİK. nun 68/1. maddesinde yer alan ve alacaklılara genel haciz yolu ile takip yapma imkanı tanıyan borç ikrarını içeren bir belge niteliğinde olmadığı, borç da kabul edilmediğine göre, iki tarafa edimler yükleyen sözleşme kapsamında alacaklıların alacaklı olup olmadığı ve varsa alacak miktarının ne olduğu genel mahkemelerde yapılacak yargılama sonucunda belli olacağı-
İcra mahkemesince, alacaklının itirazın kaldırılması istemi, takip dayanağı belgenin İİK'nun 68. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığı gerekçesiyle işin esası incelenmeksizin reddedildiğinden ve bu durumda borçlu yararına tazminata hükmedilmesi için yasada öngörülen "talebin esasa ilişkin nedenlerle reddi" koşulu oluşmadığından, alacaklının tazminatla sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu-
Alacaklı yararına İİK. mad. 89/4 uyarınca  tazminata hükmedilebilmesi için; borçlunun haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, muaccel bir alacağının bulunması zorunlu olduğu- Alacağa hükmeden itirazın iptali ilam 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği tarih itibariyle henüz kesinleşmediğinden maddi anlamda istenebilir bir alacağın bulunmadığı-