İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkemenin davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum edeceği, Yasa'nın bu hükmünün emredici nitelikte olup kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece re’sen uygulanması gerekeceği-
Temsil yetkisinin kötüye kullanılması suretiyle taşınmazın devredilmesinin yolsuz tescil niteliğinde olduğu ve bir ayni hakkın yolsuz tescil edildiğini bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin bu tescile dayanamayacağı, cebri icra ihalesinden taşınmazı satın alan şahıstan bu yeri devralan sonraki alıcının ihaleden önceki yolsuz tescili ve takipteki danışıklı ilişkileri bilmesi veya somut olayın özelliklerine göre bilebilecek durumda bulunması halinde Türk Medeni Kanunu'nun 1024. maddesi gereğince kötüniyetli sayılacağı, taşınmazın cebri icra ihalesi yoluyla el değiştirmiş olmasının önceki yolsuzluğu ve muvazaayı bilen kötüniyetli son alıcının iktisabını geçerli kılmayacağı ve bu kişinin Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesindeki tapu siciline güven ilkesinden yararlanamayacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği- Karşı oy yazısında "Cebri icra ve iflas yoluyla yapılan satışlarda taşınmaz mülkiyetinin ihale anında alıcıya geçtiği, ihalenin feshini inceleme yetkisinin münhasıran özel görevli icra mahkemesine ait olduğu ve kanunda düzenlenen hak düşürücü süreler içerisinde şikâyet yoluyla istenebileceği, icra mahkemesince ihalenin feshi isteminin reddine dair kararın kesinleşmesi veya hak düşürücü sürelerin geçmesiyle ihalenin kesinleştiği durumlarda yapılan tescilin geçerli bir hukuki sebebe dayandığı ve yolsuz tescil niteliği taşımadığı, ihalenin feshi sonucunu doğuracak şekilde genel mahkemelerde yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası açılamayacağı, bu tür bir incelemenin görev kurallarına, kesin hüküm ilkesine ve cebri icra organlarınca yapılan satışlara duyulan kamu güvenine aykırılık teşkil edeceği, ihale usulünce feshedilmedikçe tapudaki tescilin hukuki sebepten yoksun sayılamayacağı ve yolsuz tescil davasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği" görünün savunulduğu-
Satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği, ve bu durumda, ihalenin feshi istemi, işin esasına girilmeden reddedilmiş olacağından, şikayetçi (borçlu) aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği -
Hacze konu taşınmaz hakkında verilen tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin kararın haciz tarihindeki mülkiyet durumuna etkisi olmayıp tapuda kayıtlı şahsın kimlik bilgilerinin tespiti ve düzeltilmesine yönelik olduğundan icra müdürlüğünce taşınmazın borçluya ait olduğu kabulü ile yapılan haciz işleminin yasaya uygun olduğu-
Şikayetçi şirket yetkilisi olup, kendisinin borçlu sıfatı bulunmadığı gibi, feshini istediği artırmada yetkilisi olduğu şirket adına pey sürmüş ise de, pey sürdüğü şirket adına şikayette bulunmadığı ve dolayısıyla adı geçen şikayetçinin İİK'nun 134/2. maddesinde sayılan kişilerden olmadığı anlaşıldığından, mahkemece, husumet ehliyetinin öncelikle gözetilerek şikayetçi şahsın isteminin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekeceği- İşin esasına girilmeden ihalenin feshi talebinin reddi halinde şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği-
İİK. mad. 133 gereğince, ihale kararının kaldırılmasına karar verme yetkisi satış memurluğuna ait olup, satış memurluğunun bu hususta vereceği karara karşı sulh hukuk mahkemesine yapılacak şikayet üzerine mahkemece karar verilebileceği ve henüz satış memurluğunca, bir karar olmadığı halde mahkemece hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
Şikayet, feragatten bahisle reddedildiğine göre işin esasına girilmediğinden %10 para cezasına hükmedilemeyeceği-
Taşınmazın davalı adına tesciline dayanak teşkil eden ortaklığın giderilmesine ilişkin kararın, usulsüz tebligat nedeniyle bozulduğu, o halde tescilin yolsuz hale geldiğinden tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 134/2 uyarınca ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde, mahkemenin davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum edielceği, kamu düzenine ilişkin bu emredici hükme aykırılık halinde aleyhe bozma ilkesinin de nazara alınamayacağı-
