İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer aldığı - Somut olayda, ihalenin feshi isteminin esastan reddine karar verilen şikayet konusu taşınmazların satış bedellerinin, muhammen bedellerin üzerinde olduğu, zarar unsuru gerçekleşmemiş olup şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunmadığı -  İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilemeyeceğinden şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilmeyeceği -
Müflisin, İİK'nun 191. maddesi gereğince, iflas masasına giren mallar hakkında tasarruf hakkını kaybedeceği, bu mallar için tasarruf yetkisi iflas masasına geçer ise de, Dairemiz içtihatlarında da benimsendiği üzere, hukuki yararının bulunması nedeniyle müflisin, ihalenin feshi davası açabileceği, ancak, mahcuzun, iflas masasına dahil olan mallardan bulunması nedeniyle iflas idaresi yanında ayrıca müflise de satış ilanı tebliğinin zorunlu olmadığı-
Artırma bedelinin, taşınmaz için tahmin edilmiş olan kıymetin en az %50’sini bulması ve bundan başka paraya çevirme ve paylaştırma masraflarını aşması zorunlu olduğu; bu hususun tek başına ihalenin feshi nedeni olup mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği- Taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak değerlendirilmesi gerektiği- İhaleye birden fazla taşınmazın konu edilmesi halinde, masrafların oranlama suretiyle hesaplanması gerektiği- Taşınmaz satışlarında, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-  Satış ilanının, muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta oturan eşine tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu-
İhale edilen araçta gizli ayıp olduğu iddiasında bulunan alıcının, gizli ayıbı sonradan öğrendiğini beyan ettiği tarihin öğrenme tarihi olarak kabulü gerekeceğinden, bu tarihe göre icra mahkemesine yapılan başvurunun yasal sürede olduğu-
İİK'nun 100. maddesi uyarınca yazılan yazısında, satışı yapılan taşınmaza ilişkin haczin devam ettiğinin bildirildiği, söz konusu yazıya ilişkin olarak şikayet yoluna başvurulmadığı dosya kapsamı ile sabit olup, bu halde, belirtilen yazıya itibar edilmesi gerektiği- İcra dairesinin muamelelerine karşı yapılan şikayetleri inceleme görev ve yetkisinin, o icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesine ait olduğu- Haczin kaldırıldığı kanıtlanmadığına göre, adı geçen şikayetçinin, şikayete konu taşınmaz bakımından icra dosyasında, ihale tarihinde, haciz alacaklısı olması nedeniyle İİK. mad. 134/2 uyarınca, tapu sicilindeki ilgili sıfatı ile aktif husumet ehliyetinin bulunduğu ve ihalenin feshini talep edebileceği-
Satışa hazırlık işlemlerine yönelik şikayet üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde, icra mahkemesi kararının, ihalenin feshi aşamasında incelenmesinin mümkün olduğu, ancak, yasanın öngördüğü bu olanağı kullanmayanların, aynı şikayet nedenleri ile ihalenin feshini talep edemeyecekleri- Borçlunun, satışı yapılan parselin tapu kaydında 1.016,00 m2 olan yüzölçümünün satış ilanında 106 m2 şeklinde gösterildiğine yönelik iddiasının, satışa hazırlık işlemine ilişkin şikayet niteliğinde olduğu, satış ilanının tebliğ edildiği tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde bu işlemin şikayet konusu yapılmadığı anlaşıldığından ve süresinde şikayet edilmeyen satış öncesi işlem kesinleştiğinden, artık bu hususa dayalı olarak ihalenin feshi istenemeyeceği-
İhalenin feshi isteminde bulunun borçlu tarafın, ihalenin feshi istemleri arasında satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin de bulunduğu; ancak satış ilanı tebliğ tarihi itibariyle ihale tarihinden haberdar olduğunun kabulü gerektiğinden, istemin esasa girilmeksizin süreden reddi gerekeceği - İhalenin feshi istemi reddedilen şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilebilmesi için şikayetin esasa ilişkin nedenlerle reddi gerektiği-
İhalenin feshine ilişkin şikayette verilen yetkisizlik kararının İİK.nun 134/4.maddesi gereğince kesin nitelikte olacağı - HMK.nun 20/1 maddesi “Görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi hâlinde, taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli yada yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekeceği, aksi takdirde, bu mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği - Somut olayda, mahkeme ihalenin feshi isteminde yetkisizlik kararı vermiş, bunun üzerine şikayetçi borçlu vekili dosyanın iki hafta süre geçtikten sonra yetkili mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulduğu anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekeceği -
Satış bedelinin, muhammen bedelin üstünde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği, bu durumda borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı-
İİK'nun 127. maddesi uyarınca, satış ilanının tapu sicilindeki ilgililere tebliği zorunlu olduğundan, şikayetçinin, tapu sicil müdürlüğünden gelen ve aynı zamanda tasarrufun iptali ilamında yazılı olan adresine tebligat çıkartılmadan, mernis adresine tebligat çıkartılması nedeniyle şikayetin kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği -