Şikayetçinin, ipotek veren olarak takipte yer almışlar ise de, 08.06.2010 tarihinde başlayan takipten önce 26.03.2010 tarihinde anılan taşınmazı başkasına satmış olup satış kararı ve ihale tarihi (04.03.2014) itibariyle takipte taraf sıfatı kalmadığı ve ihaleye pey süren kişi de olmadığından ihalenin feshini isteyemeyeceği-
İcra ceza mahkemesince borçlunun 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından, TMK. mad. 407 uyarınca kendisine vasi tayinine gerek olmadığı ve bu nedenle takipte İİK'nun 54. maddesinin uygulanmasının gerekmediği- Borçlunun cezaevinde iken icra müdürlüğüne hitaben yazdığı dilekçe içeriğine göre satışın yapıldığını öğrendiği ve borçlunun tahliye olduğu tarihe göre icra mahkemesine ise 7 günlük şikayet süresinden sonra yapılan ihalenin feshi isteminin süre aşımından reddi gerektiği-
Taşınmazın satışından önce borcunu ödeyerek satışı önleme olanağı olan borçlunun arttırmaya katılmasında bir yararı olamayacağı gibi, katıldığı ihalede ihale bedelini ödemeyerek ihalenin uzamasına neden olabileceği-
Haciz koydurmuş alacaklının, bir kişi ise veya birden fazla kişi olmasına rağmen alacağı ilk sırada ise, bu durumda alacağı, taşınmazın muhammen bedelinin yüzde yirmisi kadar veya ondan fazla olması halinde artırmaya katılabilmek için teminat göstermekle yükümlü olmadığı, ancak haciz koydurmuş birden fazla alacaklı varsa ve ihaleye teminatsız girmek isteyen alacaklının alacağı ilk sırada değil ise, teminat göstermekten muaf tutulabilmesi için kendisinden önce gelen alacaklıların alacak bedelinin muhammen bedelden çıkarılması sonucu kalan miktarın muhammen bedelin %20'sini karşılamasının veya üzerinde olması ve ayrıca şikayetçinin alacağının da muhammen bedelin %20'sini karşılamasının gerekeceği-
Satış ilanının, daha önce de ihalenin feshini talep eden vekile tebliğinin gerekeceği, takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olmasının, ihalenin feshi hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı-
İhaleye konu taşınmazın ihale alıcısı tarafından 3. kişiye satılmasının ihalenin feshi isteminin incelenmesine engel olmayacağı, ancak ihalenin feshine karar verilmesi halinde bu kararın kesinleşmesinden sonra ihale konusu taşınmazın mülkiyetinin taşınmazı alıcıdan iyiniyetle iktisap eden üçüncü kişide kalmaya devam edeceği-
Taşınırın ihale bedelinin muhammen bedel ya da üzerinde olması halinde zarar unsurundan söz edilemeyeceği-
İhaleye konu olan araçlar üzerinde rehin hakkı bulunan bankanın, bu rehin hakkı ile ilgili olarak satış istemedikçe ilgili sayılmayacağından satış kararında satış ilanının tebliğine karar verilen ilgililerden de sayılmayacağı, dolayısıyla şikayetçiye satış ilanı tebliğinin gerekmeyeceği-
Satış ilanında sadece “muhtelif ezik ve çizikler mevcut” yazdığı, dosya içeriğinde ihale konusu araca ilişkin başkaca bilgiye yer verilmediği, ihale alıcısının aracın bir çok yerinin paslanmış ve çürümüş olduğu iddiasının, malın esaslı vasıflarında hataya düşürülmesi niteliğinde olmasına rağmen bu konuda inceleme yapılmadan karar verildiği görüldüğünden, mahkemece, refakate alınacak bilirkişilerle keşif icra edilip şartname ile satış ilanına göre ihale edilen aracın fiili durumunun tespit edilmesinden sonra aracın, satış ilanında belirtilen vasıfları ile uyumlu olup olmadığının belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Davacı tarafın, KDV oranının satış ilanında %1 olarak gösterildiğini satış ilanı tebliği ile 26.12.2014 tarihinde öğrendiği halde, bu tarihten itibaren İİK'nun 16. maddesinde öngörülen yasal sürede icra mahkemesine başvurarak şikayet konusu yapmadığından, aynı nedene dayanarak ihalenin feshini talep edemeyeceği-
