Kabulün; davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olduğu- Kabulün ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğuracağı- İhalenin feshi istemine ilişkin davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir dava (şikâyet) olmadığı; bu nedenle ihalenin feshi isteminde davayı (şikâyeti) kabulün mümkün olduğu ve kabulün hukuki sonuç doğurması için borçlular tarafından yapılan şikâyette hem alacaklı hem de ihale alıcısının davayı (şikâyeti) kabul etmesi gerektiği-
Bölge Adliye Mahkemelerinin şikayetin süreden reddi kararının İİK m. 365/1-son gereğince kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığı-" İcra mahkemesi kararlarına karşı konu itibariyle istinaf yolu kapalı olan kararların İİK m. 363 ile kanun içindeki muhtelif maddelerde açıkça belirtilmiş olduğu, bu kararlar dışındaki tüm kararların konusunun miktar veya değeri İİK m. 363'deki sınırı geçtiği takdirde istinaf yolu açık kararlar olduğu, İİK m. 364'de ise konu itibariyle bir sınırlama getirmeksizin Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri maddede belirtilen temyiz sınırını geçen kararlara karşı temyiz yolunun açık olduğunun düzenlendiği, bu hükümler dışında istinaf veya temyiz yolunun kapalı olduğuna ilişkin hüküm bulunmadığı, İİK m. 365/son'da geçen ‘kesin’ ibaresinin temyiz yolunun kapalı olması anlamında olmadığı, fıkranın değişiklikten önceki halinde olduğu gibi, kararın verilmek üzere dosyanın icra mahkemesine geri çevrilmeden doğrudan istinaf mahkemesince karara bağlanacağı şeklinde yorumlanması gerektiği, somut olayda temyiz incelenmesi istenilen karar ihalenin feshi isteminin yasal süre aşımından reddine ilişkin olup temyiz kabiliyeti bulunmakta olduğundan işin esasının incelenerek sonunca göre bir karar verilmesi gerektiği " şeklindeki karşo görüşe itibar edilmediği-
Mahkemece şikayetçiye Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine uygun şekilde "...Davacı/şikayetçiye ihale bedeli üzerinden (11.460.000,00 TL) hesaplanan 97.854,07 TL 1/2 peşin nispi harcı yatırması için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, aksi taktirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtarına (ihtar edildi)" şeklinde oluşturulacak ara kararı ile süre verilmesi ve akabinde Harçlar Kanunu'nun 30. maddesindeki düzenlemeye uygun olarak karar verilmesi gerekirken nispi harç yatırılmamasını HMK'nın 114. maddesinde düzenlenen dava şartı olarak niteleyerek sonuca gidilmesi ve hususun Bölge Adliye Mahkemesince de benimsenmesi hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiği, mahkemece yapılacak işin, öncelikle şikayete konu taşınmaz ve bu taşınmazın toplam ihale bedeli belirlenerek bu bedel üzerinden hesaplanacak olan nispi peşin harcı tamamlaması için Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca işlem yapmak ve harç yatırılırsa akabinde teminatı yatırtıp, sonuca gitmek olduğu-
Temyizen incelenmesi istenen karar, ihalenin feshi şikayetinin süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyetinin bulunmadığı-
Doğal afet durumunda kıymet takdiri süresi-
"Davacı hissedarın işte olduğuna" ilişkin araştırmanın komşusundan sorularak yapıldığı belirlenmişse de, (komşunun) bu beyanı yaptığının tevsiki için bu şahsın imzası alınmadığı gibi, imzadan imtina edip etmediğinin de tebligat evrakına yazılmadığı, matbu olarak "imzadan kaçınarak sözlü/imzalı beyanı" şeklinde bir ibarenin geçtiği, bu durumda tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve taşınmazın hissedarına yapılan satış ilanı tebliği usulsüz olduğundan ihalenin feshi gerektiği- "Tebligat memurunun Teb. K. m. 30'a uygun olarak komşunun beyanını aldığı, ve komşunun "muhatabın bu adreste oturduğu, o an işe gittiği" beyanının alındığı, imzadan kaçındığının da tebligat tutanağına tevsik edildiği anlaşıldığından,  satış ilanına ilişkin tebligatın usulüne uygun yapıldığı ve bu nedenle ihalenin feshi kararının isabetsiz olduğu" şeklindeki karşı oyun ise kabul edilmediği-
Doğal afet durumunda, ihalenin feshine konu taşınmaz için kıymet takdiri süresinin durması-
Temyizen incelenmesi istenen karar, ihalenin feshi şikayetinin yasal 7 günlük süre aşımından reddine ilişkin olup, anılan kararın temyiz kabiliyetinin bulunmadığı-
İlk Derece Mahkemesince, ihalenin feshi isteminin esası incelenmesine rağmen yanılgılı değerlendirme ile şikayetin usulden reddine karar verilmesi ve şikayetçi borçlu aleyhine esasa girilmediği gerekçesi ile para cezasına hükmedilmemesi isabetsiz olup, kararın temyiz istemiyle sınırlı para cezasına hasren bozulması gerektiği-
İhalenin feshi şikayetinin feragat nedeniyle reddine ilişkin kararın temyiz kabiliyeti bulunmadığı-