Tebligatın usulsüzlüğünün icra müdürlüğünce doğrudan doğruya gözetilemeyeceği (bu hususun «şikayet» konusu yapılması gerekeceği)–
Belediye Encümenlerinin ceza kararlarının, icra dairelerinde takip konusu yapılamayacağı-
Açılan «kâl» (yıkım) davasının, «müdahalenin önlenmesi»ne ilişkin ilâmın infazını engellemeyeceği–
Küçük lehine hükmedilen iştirak nafakasından, eşe fazla ödenen nafakanın mahsup edilemeyeceği–
Haczedilmezlik şikâyetine konu olan takibin -İİK.’nun 10. maddesine muhalefet nedeniyle- iptali halinde, haczedilmezlik şikâyetinin de konusunun ortadan kalkmış olacağı-
Takip sırasında işyerini devralan yeni işverenin, önceki işverenin prim borcundan sorumlu olduğu–
İpotekli alacaklının onayı dışında, ipotekten sonra tapuya işlenen «taşınmaz satış vaadi sözleşmesi»nin, ipotekli alacaklıya etkili olmayacağı-(İpotekle sağlanan hakkın, alacaklının müsaadesi alınmadan sonradan tesis edilerek tapuya şerh edilen satış vaadinden önce geleceği)-
Ceza ilâmları ile bu ilâmın eklentileri durumunda olan tazminat, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de, ilâm kesinleşmeden takip konusu yapılamayacağı-
«Karar düzeltme» yolu kapalı olan kira tesbitine ait kararların Yargıtay’ca «onanma tarihi»nin, «kesinleşme tarihi» olarak kabulü gerekeceği–