«İcra kefilinin malının haczinden sonra, süresinde satış istenmediğinden haczin düştüğüne» dair şikâyet hakkının, asıl borçlu tarafından da kullanılabileceği–
Şuf’a ilâmına dayanılarak «davalıların müdahalesinin men’i ile taşınmazın teslimi»nin istenemeyeceği–
Müflisin, deftere kaydedilen taşınmazı hakkında meskeniyet iddiasında bulunabileceği, bu takdirde şikâyet süresinin «müflisin, taşınmazının deftere kaydedildiğini öğrendiği tarihten itibaren» işlemeye başlayacağı–
İlada her iki avukat için vekalet ücreti hatalı olarak hükmedilmiş olsa dahi, ilamın kesinleşen şekli ile icraya konulması gerekeceği–
Takas ve mahsup için ayrıca takip açılmasına gerek bulunmadığı-
Tahliye ilâmının sadece «masraf ve vekalet ücreti»nin alınması için takibe konulmuş, «tahliye» istenmemiş olması halinde, talebe aykırı olarak çıkarılan «tahliye emri»nin «süresiz şikâyet yolu ile» iptali gerekeceği–
Tahliye ilâmından sonra, yeniden kira sözleşmesi yapılması halinde, önceki tahliye takibinin hükümsüz hale gelmiş olacağı–
“Şikayet”, “dava” niteliğinde bulunmadığından, icra mahkemesindeki şikayet'e, üçüncü kişilerin “müdahale”de (HUMK. 54 vd., şimdi; HMK. mad. 67 vd.) bulunamayacağı–
Miras bırakanın «işyeri ihtiyacı»na dayanarak aldığı «tahliye ilâmı»nın, mirasçılar tarafından takip konusu yapılamayacağı–
İlâmdaki alacağın başkasına temliki (devri) halinde, alacağı temellük eden (devralan) yeni alacaklının, ilâmlı takipte bulunabileceği–
