Hakem-bilirkişi raporlarının HUMK. 516 vd.’da (şimdi; HMK. 412 vd.'da) öngörülen «hakem kararı» niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle de ne «ilam» ve ne de «ilam niteliğinde» sayılmayacağı, ilamla takibe konu yapılamayacağı–
Alacaklının «kambiyo senedi»ne dayanarak, «kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile» takipte bulunmuş olmasına rağmen, icra memurunun borçluya «örnek 49 ödeme emri» göndermesinin isabetsiz olduğu (Gönderilen ödeme emrinin iptalini gerektireceği)–
Miras yolu ile intikal eden alacağa ilişkin icra takibinin, mirasçıların tümü veya tereke temsilcisi tarafından yapılabileceği–
Aynı dosyadan hem «ipoteğin paraya çevrilmesi» hem de «genel haciz yolu» ile takip yapılamayacağı (aksi takdirde; «takibin iptali» gerekeceği)–
İhalenin feshini talep eden şikayetçilere, iflas masası tarafından alacaklarının tamamının, şikayet tarihinden önce ve sonra ödemiş olması halinde, ihalenin feshine -«zarar unsuru» ortadan kalktığı için- karar verilemeyeceği– İflâsta "pazarlıkla satış", "taksitle satış" mümkün müdür?
İlâmda «asıl alacak» ile takdir edilen «vekalet ücreti»nin, «mahkeme masraf»larının ve «harcın» ayrı ayrı takip konusu yapılabileceği–
Borçlunun, hem «ipoteğin paraya çevrilmesi» hem de «haciz yolu ile» takip edilmesi halinde, «ödeme emri»nin değil «takibin» iptaline karar verilmesi gerekeceği–
36. madde gereğince icranın durdurulması için, «takip masrafları»nın da yatırılmasına gerek bulunmadığı–
Ayrı ayrı senetlere göre alacaklı durumunda olan ayrı ayrı kişilerin, aynı borçlu hakkında aynı dosyadan takip yapamayacakları–
Men’i müdahale ilâmının takipten sonra kesinleşmiş olmasının, önceden açılmış takibe geçerlilik kazandırmayacağı–