İlâmda «asıl alacak» ile takdir edilen «vekalet ücreti»nin, «mahkeme masraf»larının ve «harcın» ayrı ayrı takip konusu yapılabileceği–
Borçlunun, hem «ipoteğin paraya çevrilmesi» hem de «haciz yolu ile» takip edilmesi halinde, «ödeme emri»nin değil «takibin» iptaline karar verilmesi gerekeceği–
36. madde gereğince icranın durdurulması için, «takip masrafları»nın da yatırılmasına gerek bulunmadığı–
Ayrı ayrı senetlere göre alacaklı durumunda olan ayrı ayrı kişilerin, aynı borçlu hakkında aynı dosyadan takip yapamayacakları–
Men’i müdahale ilâmının takipten sonra kesinleşmiş olmasının, önceden açılmış takibe geçerlilik kazandırmayacağı–
Ödeme emrinde «ödeme süresi» ile «itiraz süresi»nin yazılmamış (doldurulmamış) olması halinde, kiracının «ödeme emrinin iptalini» isteyemeyeceği, çünkü bu durumda takibin kesinleşmeyeceği–
Acentenin yaptığı sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda, acentenin aktif ve pasif husumet ehliyetine sahip olduğu–
E.tmanın önlenmesine ilişkin ilâmın infazı sırasında taşınmazda karşılaşılan üçüncü kişinin, tapu kaydı göstermeden icranın geri bırakılmasını isteyemeyeceği–
«Bina ve arazi vergisi», «veraset ve intikal vergisi», «gümrük vergisi», «motorlu taşıt vergisi»nden farklı olarak, satışa konu taşınmaz/taşınırın aynından doğmayan -«katma değer vergisi», «stopaj gelir vergisi», «fon payı», «kaçakçılık cezası», «gecikme zammı», «gelir vergisi», «kurumlar vergisi», «kıymet artış vergisi», «mali denge vergisi» gibi- vergi alacaklarının, rüçhanlı alacak olmadığı -6183 sayılı kanun madde 21/1 uyarınca- bu alacakların daha önce konulmuş olan hacizlere aynı sırada, alacağı oranında (garameten) katılacağı–
Alacaklı vekilinin icra dosyasında vekaletnamesine rastlanmamasının, icra işlemlerinin iptalini gerektirmeyeceği–