Dayanak ilamda, taşınmazın aynıyla ilgili olmayan ve taşınmazın üzerinde bulunan muhdesata yönelik mülkiyet uyuşmazlığı bulunmakta olup, bu konuya ilişkin ilamlar kesinleşmeden takip konusu yapılabileceğinden buna bağlı olarak eklentilerin de aynı şekilde takibe konu edilmesinde herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı-
İhalede vasinin hazır bulunmadığı, hasımsız mahkeme kararı ile ihalenin müvekkiline tebliğ olunmadığı, taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle ihale edildiği, dolayısıyla TMK'nun 444. ve 461. maddeleri uyarınca vasilik işlemi ile yapılan ihalenin onanmamasının ve ihalenin iptaline karar verilmesinin gerekeceği-
S.en takip şekline göre borçlunun icra dairesine itiraz etmesinden ayrı olarak (7) günlük şikayet süresi içinde "tebliğ tarihinin düzeltilmesi" için icra mahkemesine şikayette bulunmasının zorunlu olduğu, borçlu tarafından ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine dair usulünce yapılmış bir şikayet bulunmadığı ve icra müdürünün re'sen borçluya çıkartılan ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini tespit konusunda işlem yapamayacağı-
Şikayet tarihinde borçlu henüz sağ olup şikayetçi mirasçılık sıfatına sahip olmadığından ve taşınmazın maliki de olmadığından hacizlerin ve takibin iptali istemin aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine yönelik mahkeme kararının doğru olduğu-
Takibe dayanak ipotek akit belgesinde davacı takip borçlusu lehine ipotek verildiği anlaşılamadığından, borçlunun kullandığı kredi nedeniyle anılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağından şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
Genel mahkemenin verdiği tedbir kararı kaldırılmadığı müddetçe bağlayıcı olup tedbire aykırı işlem yapılamayacağından, mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İlamda para alacağının tahsili, birlikte ifa kuralı çerçevesinde aracın iadesi koşuluna bağlı olduğu, borçlu başvurusunda aracın usule uygun teslimi gerçekleşmeden ödeme sorumluluğunun doğmadığını belirtmiş olup, öncelikle aynen ifa koşulu gerçekleşmediğinden şikayetin bu yönden kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
İcra kefilliğine ilişkin düzenlemeler ilamların icrasına ilişkin hükümlere tâbi olup, buna ilişkin başvuruların da ilama aykırılık iddiası niteliğinde olduğundan İİK'nun 16/2. maddesi uyarınca süresiz şikayete tâbi olduğu- Usulüne uygun icra kefaleti olsa dahi hakkında takip yapılan borçlu yönünden takip kesinleşmedikçe icra kefiline icra emri çıkarılamayacağı-
Borçlunun ilama aykırılık niteliğinde olan mükerrer takip şikayetinin süresiz şikayet olduğu düşünülmeksizin işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Şikayetçi borçlu tarafından çıkarılan tebligatın içeriği ve tebliği ile ilgili herhangi bir şikayette bulunulmadığı gibi borçlunun huzurunda düzenlenen taşınmaz hakkında kıymet takdir ve vaziyet tespit tutanağının da aksinin iddia edilmediği, bu nedenle borçlunun taşınmaz haczini süresinde öğrendiği ve 7 günlük süre içinde şikayette bulunmadığı-