İhtiyati tedbirin infazına ilişkin şikayeti inceleme görevinin, kararı veren mahkemeye ait olduğu-
kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminatlara ilişkin ilamların, icra takibine konu edilmesi halinde, elatma tarihi 04.11.1983'den sonra olan el koymalarda, 6111 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesi haciz yasağı getirse de, anılan hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, ilam tarihi (27.12.2012) yeniden haciz yasağının getirildiği 11.06.2013 tarihinden önce olduğundan, borçlu idare aleyhine haciz uygulanmasında hukuka aykırı bir yönün olmadığı-
Kamulaştırmasız elatmadan kaynaklanan tazminatlara ilişkin ilamların, icra takibine konu edilmesi halinde, elatma tarihi 04.11.1983'den sonra olan el koymalarda 6111 sayılı Yasa'nın Geçici 2. maddesi haciz yasağı getirmekle birlikte ilgili Yasa maddesi Anayasa'ya aykırı görülerek 01.11.2012 tarihinde Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olmakla uygulanırlığının kalmadığı, ilam tarihinin yeniden haciz yasağının getirildiği 11.06.2013'den öncesine ait olduğu da nazara alınarak, borçlu aleyhine haciz uygulanmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı-
Takibin kesinleşmesi öncesi veya sonrasında, takibe konu senedin sahteliğinin iddia edilmesi, HMK'nin 209. maddesi uyarınca takibin durdurulması sonucunu doğurmayacağı- Borçlunun sahtelik nedenine dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, İİK'nin 72. maddesi kapsamında bir dava olup, bu maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibinin durdurulabileceği-
Borçlu ve alacaklı vekilinin aynı miktar üzerinden borç miktarının düzeltilmesine karar verilmesini istediği, mahkemece rapora karşı taraf vekillerince verilen beyan ve kabuller nazara alınmadan şikayetin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Mahkemece, tebliği çıkaran mercice, tebliğ evrakı üzerine tebligat çıkarılan adresin, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kayıt düşülmeden, yapılan tebligatların usulsüz olduğu nazara alınarak, Tebliğat Kanunu 32. maddesi hükmü de gözetilerek iddia edilen öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabulüne karar verilmesi yerine, şikayetin reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu-
İlamda açıkça net alacağa hükmedilmemesi halinde, hükmedilen alacağın brüt kabul edileceği, alacaklının ilam konusu bedelden bu kesintilerin düşülmesinden sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabileceği-
Hisse senetlerinin mülkiyetinin iktisabının geçerli olup olmadığının tespitinin yargılamayı gerektireceği ve bu kapsamda dava açılmış bulunduğu göz önüne alındığında, icra müdürlüğünün kararının usul ve yasaya aykırı olduğu-
Borçlunun takipte ilama aykırı olarak fazla faiz talep edildiği yönündeki iddiasının ilama aykırılık şikayeti olduğu ve bu tür şikayetlerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebileceği-
Borçlunun takipte ilama aykırı olarak fazla faiz talep edildiği yönündeki iddiasının ilama aykırılık şikayeti olduğu ve bu tür şikayetlerin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak icra mahkemesi önüne getirilebileceği-