Takip alacaklısı davalı vekilinin, müvekkilinin ölümünden sonra haciz ihbarnameleri gönderdiği anlaşıldığından, davacı tarafından, davalının ölmüş olduğunun bilinmemesi mazur görülebilir bir maddi hata olup, HMK. mad. 124/3-4 uyarınca davacıya, davalının mirasçılarını davaya dahil etmesi için süre verilerek davaya bakılması gerektiği-
Mahkemece, İİK. mad. 89/3 uyarınca üçüncü kişiye gönderilen haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi itibariyle, şikayetçinin mernis adresinde bir değişiklik olup olmadığı Nüfus Müdürlüğü'nden sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Somut olayda, 3. kişinin gönderilen birinci haciz ihbarnamesine yasal süre içerisinde itirazda bulunmadığı, daha sonra gönderilen İİK'nun 89. maddesindeki koşulları taşımayan haciz müzekkeresinin ise ikinci haciz ihbarı niteliğinde olmadığı bu durumda, İİK.nun 89/4. maddesinde öngörülen tazminat davasının şartları oluşmadığından, mahkemece, davanın bu nedenle reddi gerekeceği -
Ücret alacağının İİK'nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi göndermek suretiyle haczinin mümkün olmadığı-
Borcun borçlu tarafından değil haciz ihbarnamesi üzerine üçüncü kişi tarafından ödenmesi borcu kabul olmadığından mahkemece, borçluların itirazının esası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Mahkemenin alacaklının yararına İİK'nun 89/4.maddesine dayalı olarak tazminata hükmedilebilmesi için; borçlunun haciz ihbarnamesinin üçüncü kişiye tebliği tarihi itibariyle üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş, muaccel bir alacağının bulunmasının zorunlu olduğu-
Borçlu, haciz ihbarnamesi gönderilen şirketin ortağı olduğundan, borçlu yönünden şikayetçi şirketin üçüncü kişi sayılmayacağı ve İİK. mad. 89 uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesinin sonuç doğurmayacağı- Borçlunun anonim şirketteki çıplak paylarının haczinin ancak İİK. mad. 94. maddesi uyarınca yapılacak haciz işlemi ile mümkün olduğu-
89/1 haciz ihbarnamesine yasal süresi içinde itiraz edilmiş bulunmakla, üçüncü kişi nezdinde kesinleşmiş bir alacak bulunmadığından, 89/2 haciz ihbarnamesinin gönderilemeyeceği, buna rağmen tebliğe çıkartılan 89/2 haciz ihbarnamesinin iptali istemi, bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin olup süresiz şikayete tabi olduğu gibi, haciz ihbarnamesinin iptali istemi farklı bir nedene dayansa da birinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz bulunup bulunmadığının mahkemece de re'sen nazara alınması gerekeceği-
Adi ortaklıklarda, ortakların borçlarından dolayı takip yapılması halinde, ortağın ancak kar payı veya tasfiye payına haciz konulması mümkün olup, tüzel kişiliği bulunmayan ortaklığa ait bir mal veya alacak üzerine haciz konulamayacağı-
Mahkemece, şikayetin kabul edilerek birinci haciz ihbarnamesi tebliğ tarihinin ise Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi addolunur hükmü uyarınca öğrenme tarihi olan 07/05/2014 tarihi olarak düzeltilmesine bu halde 89/1 haciz ihbarnamesinin düzeltilen tebliğ tarihinden önce çıkarılmış hale gelen ve dolayısı ile yok hükmünde bulunan ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesi gerekeceği-
