Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde yargılama giderleri konusunda davalı aleyhine olacak biçimde fazla miktara hükmedilmesinin doğru olmadığı, ne var ki anılan yanılgının yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği-
Asliye hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararı üzerine aile mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi halinde, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği-
Davalı hakkındaki manevi tazminat istemi reddedildiğine göre AAÜT'nin 10. maddesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına hiçbir gerekçe gösterilmeksizin maktu vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının doğru olmadığı- Davacının istemi reddedildiğine göre davalı tarafından sarfedilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekeceği-
Ferî müdahil vekilince ilk kararın temyiz edilmemiş olması nedeniyle direnme kararına karşı temyiz talebinde bulunulmasında hukuki yarar bulunmadığı- Davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcı ve vekâlet harcından sorumlu tutulmasına imkân verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dâhil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmediğinden bozulması üzerine mahkemece verilen direnme kararında, HMK’nın 332. maddesine uygun şekilde yargılama giderlerinin dökümünün yapılmaması bir eksiklik teşkil etse de, dosya kapsamında yer alan reddiyat makbuzlarının incelenmesinde mahkemece hükmedilen yargılama giderleri içerisine 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi esas alınmak suretiyle başvurma harcı ile vekâlet harcının dâhil edilmediği anlaşıldığından, yerel mahkemenin başvurma harcı ve vekâlet harcının yargılama giderleri içerisine dâhil edilmediği yönündeki direnme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı-
Yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetinin söz konusu olması halinde ise, miras payları gözönünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekeceği-
Davanın adli yardım talepli olarak açılmasına, mahkemece adli yardım talebinin ve davanın kabul edilmesine karşın, hüküm fıkrasında yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmış olmasının doğru olmadığı-
Yargılama sonucunda hüküm altına alınacak nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK’nin 326/2. maddesi uyarınca hesaplanacak yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilecek vekalet ücretinden, her bir davalının, dava konusu taşınmazın tapuda paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olması halinde tapudaki payları, elbirliği mülkiyetin söz konusu olması halinde ise miras payları göz önünde bulundurularak sorumlu tutulmaları gerekeceği-
Asıl davanın kabul edildiği ancak davacılar lehine vekalet ücreti takdir edilmediği ve yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakıldığı, hal böyle olunca, asıl davada karar ve ilam harcı ile yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalıların sorumlu tutulması gerekeceği-
El atmanın önlenmesi ve yıkım; birleşen dava ise, ecrimisil istekleri-
8. HD. 25.02.2019 T. E: 2017/8606, K: 1857-
