Dava konusu taşınmazın karar tarihinden sonra, hükmün temyiz incelemesi sırasında satış akdi ile dava dışı ...’e temlik edilmiş olduğu anlaşıldığından Hukuk Muhakemeleri Kanununun 125/2. maddesi gereğince işlem yapıldıktan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekeceği- Mahkemece davalı ... aleyhine nispi karar ve ilam harcına hükmedilmişse de bu tür davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden davalı ... aleyhine maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekeceği-
Bölge adliye mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı ile davalılar ... ve ... vekillerinin istinaf başvuruları kısmen kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmış, HMK 353/1-b.2 uyarınca düzeltmek suretiyle yeniden esas hakkında bir karar verilmiş olup, bölge adliye mahkemesince esas hakkında kurulan bu yeni hükümde istemin kısmen kabul ve red olunan bölümleri üzerinden istinaf giderleri yönünden yapılan paylaştırmada istinaf aşamasındaki tebligat ve bilirkişi ücretine ilişkin giderler davacı yanca karşılanmasına rağmen, davanın kabul ve ret oranına göre yine davacıdan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı-
Nispi harca tabi davanın kabulüne/kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı tarafından temyizi hâlinde, mahkemece hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının dörtte biri oranındaki temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının alınması gerekeceği-
Mahkemece, davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olduğuna karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama giderinden davalının değil davacının sorumlu tutulması ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de, belirtilen hususun yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği-
Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinin her iki tarafa yükletilmesi gerekeceği-
Kesinleşen yönlere ilişkin olarak temyiz isteminde bulunulamayacağı- İyiniyetli üçüncü şahısların kolaylıkla menfi tespit davası açmak suretiyle iddialarını ispatlaması adına İİK. 89/3 uyarınca açılan menfi tespit davalarının maktu harca tâbi olduğu, ancak davanın konusu bedele ilişkin olduğundan mahkemece nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği- Davalı tarafça bilirkişi incelemesi için yatırılan gider avansının davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine dair mahkemece bir hüküm kurulmamasının hatalı olduğu-
Mahkemece ilk hükmün tesisinden önce talebe konu muhdesatların değerleri belirlenmiş ve bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine karar bozulmuş olmasına rağmen, bozma ilamı sonrası Mahkemece muhdesatların değerinin yeniden belirlenmesi doğru olmadığı gibi; yargılama sonunda hükmedilecek harç ve vekalet ücretinin, davalı payına isabet eden muhdesat değeri üzerinden hesaplanması gerekirken, ana taşınmazdaki davacı ve davalılar payları dikkate alınmadan bozma sonrası hesaplanan muhdesat değerlerinin tamamı üzerinden belirlenmesinin doğru olmadığı-
Muhdesatın tespiti davalarında, davanın konusu muhdesat iddiasını kabul etmeyen davalıların paylarına isabet eden muhdesat değeri (zemin bedeli hariç) olup, buna göre, yargılama sonucunda hüküm altına alınan nispi karar ve ilam harcından, aynı şekilde 6100 sayılı HMK'nin 326/2. madddesi uyarınca yargılama giderinden ve davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden davalıların tapudaki hisseleri gözönünde bulundurulmak suretiyle sorumlu tutulmaları gerekeceği-
Davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve maktu harçtan davalının değil davacıların sorumlu tutulması, davacılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ise de bu hususun kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği-
İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğunun kabul edileceği, aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekeceği, mahkemece, belirtilen hususlar üzerinde durulmadan, muris adına ......... model motorsiklet için değer tespiti yaptırılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı- Davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin de mümkün olmadığı, terekenin borca batık olup olmadığına yapılan yargılama sonrasında karar verildiği göz önünde bulundurularak, yargılama gideri ve harçtan davalının değil davacıların sorumlu tutulmaması gerekeceği-