Davanın, çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, takibin işlemsiz bırakılması nedeniyle zamanaşımı oluştuğunu belirterek icranın geri bırakılması istemi olduğu, çekte keşide yerinin D.BAKIR şeklinde yazıldığı, dolayısıyla çek vasfı bulunmadığının görüldüğü, bu belgenin on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımı itirazının reddedilmesinin gerektiği, ayrıca borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında, alacaklı bu davaya katımlı ve alacak iddiasını ileri sürmüş ise borçlunun açtığı menfi tespit davasının da zamanaşımını keseceği, söz konusu davanın zamanaşımını kesecek nitelikte olup olmadığı araştırılmadan sonuca gidilmesinin de doğru olmadığı-
Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması ve tehdit suçlarından dolayı asliye ceza mahkemesinde açılan ceza davasının zamanaşımını kesen davalardan olmadığı-
TTK.’nun 814, 750 ve 751. maddeleri uyarınca zamanaşımına uğrayan çeklerin, hamilinin, temel borç ilişkisine dayanarak, “tahsil davası” ya da TTK.’nun 818/m maddesinin yollamasıyla, çeklerde de uygulama alanı bulan aynı kanunun 732. maddesi uyarınca “ sebepsiz zenginleşme davası” açması gerekeceği-
Alacaklı tarafından takip dayanağı çekin onaylı suretinin istenmesine yönelik talebin icra takibinin devamını sağlamaya yönelik olmadığından zamanaşımını kesmeyeceği-
Çeke dayalı icra takibinde, borçlunun banka hesaplarına haciz konulması istedikten sonra, altı aylık süre geçmeden haciz talep edildiği anlaşıldığından, borçlunun zamanaşımı itirazının reddine karar verilmesi gerekeceği-
Takip talebi ile zamanaşımını kesileceği ve bu tarihten itibaren yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başlayacağı- Takipten sonra alacaklı tarafından zamanaşımı süresini kesecek şekilde borçlular hakkında işlem yapılmadığından hakkındaki takip kesinleşen borçlu yönünden icranın geri bırakılmasına, hakkındaki takip kesinleşmeyen borçlu yönünden ise istemin borca itiraz olarak değerlendirilip takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekeceği-
Borçlunun açtığı menfi tesbit davasında, alacaklı durumundaki davalının iddiasını defi yolu ile sürmesi halinde zamanaşımının kesileceği kabul edilmişse de,borçlu tarafından alacaklının taraf olmadığı bir menfi tespit davası açılması, hatta alacaklının bu davaya müdahale talebinde bulunmasının zamanaşımını kesen bir sebep olmadığı-
İsim benzerliği sebebiyle daha sonra gönderilen ödeme emri ile kesinleşen takibe yönelik itirazlar beş günlük sürede yapılmış olduğundan, borçlunun itiraz ve şikayetleri hakkında, zamanaşımı itirazının takibin kesinleşmesinden önceki döneme ait itiraz olduğu hususu da göz önünde bulundurularak bir karar verilmesi gerekeceği-
Zamanaşımının kesilmesi halinde aynı müddetli yeni bir zamanaşımının işlemeye başlayacağı; araç haczi, taşınmaz haczi, banka hesaplarına haciz konulması için müzekkere yazılması ve haciz talimatı gönderilmesinin zamanaşımını keseceği-
Borçlu tarafından tebligatın usulsüzlüğü yönünde bir beyanda bulunulmadığına göre, mahkemece ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günden sonra yapılan itiraz isteminin süre aşımından reddi gerekeceği-
