İCRA VE İFLÂS KANUNU > 6 - İflâs Yoliyle Takip > - III - KAMBİYO SENETLERİ (ÇEK, POLİÇE VE EMRE MUHARRER SENET) HAKKINDAKİ HUSUSİ TAKİP USULLERİ: > - A) Haciz yolu ile takip: > Madde 168 - Ödeme emri
Çeke dayalı takiplerin, 'borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki genel icra dairesinde', 'muhatap bankanın bulunduğu yer, ödeme yeri sayıldığından, buradaki icra dairesinde' ve 'çekin keşide edildiği yerdeki icra dairesinde' yapılabileceği- Borçlu birden fazla ise bunlardan birinin ikametgahında takip yapılabilir ve bu durumda diğer borçlular yetki itirazında bulunamayacakları, ancak bu hükmün yalnız borçlulardan birinin ikametgahındaki (onun için genel yetkili) icra dairesinde takip yapılması halinde uygulanabileceği, borçlulardan biri için özel yetkili bir icra dairesinde takip yapılması halinde uygulanmayacağı-
Çeke dayalı takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde, alacaklı tarafından, altı aydan fazla bir süre boyunca, takibin sürdürülmesi iradesini gösteren herhangi bir takip işlemi yapılmamış olması halinde takibin (alacağın) zamanaşımına uğramış olacağı-
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, "takibin kesinleşmesinden önceki" devrede "zamanaşımının gerçekleştiği"ne ilişkin itirazın, ödeme emri tebliğinden itibaren "5 günlük" yasal süre içerisinde icra mahkemesine yapılması gerekeceği (İİK. mad. 168/5), "takibin kesinleşmesinden sonraki" devrede, "borcun zamanaşımına uğradığı"na ilişkin şikayetin ise "süreye tabi olmaksızın" ileri sürülebileceği (İİK. mad. 71/son, 33/a)-
Hakkında yasal takip talebi düzenlenmeyen üçüncü kişiye ödeme emri düzenlenmesinin, kendisine 'borçlu sıfatı' kazandırmayacağını, borçlunun şikayeti üzerine 'ödeme emrinin iptaline' karar verilmesi gerekeceği-
Kambiyo senetlerinden doğan alacakların 'aranacak alacaklar' niteliğinde olması nedeniyle bu alacaklar için TBK.'nun 89. maddesinin uygulanmayacağı yani alacaklının kendi yerleşim yerinde takip (çek) borçlusu hakkında kambiyo senedine dayanarak takip yapamayacağı-
Bonoyu tahsil cirosu ile devralan alacaklının 'vekil hamil' durumunda olup senet, üzerinde mülkiyet hakkı olmadığı için kendi cirantasını, takip edemeyeceği, ancak önceki cirantalar ile keşideci ve avalistleri takip edebileceği; 'bedeli teminattır' kaydını taşıyan ciroda hamilin, poliçeden doğan bütün hakları kullanabileceği, ancak kendisi tarafından yapılan cironun 'tahsil cirosu' hükmünde olduğu-